İNANÇLAR VE DİNCİLER İLE GÜNDEMDEN UZAKTA

1
133

Nurcan CEYRAN

Havaların sıcaklığı mı, ortamın harareti mi bilinmez ülke olarak kafalarımız çok karışık ve yanmış durumda…
Son zamanlarda vergi yükü, işsizlik, emekli sorunu derken vatandaş gelecek kaygısı ve geçim sorunlarını kara kara düşünürken bir yandan da bunun farkında bile olmayan kendi ülkesinin gündeminden uzak, 600, 700 yıl önceki olaylara adapte olmuş arkadaşlar var…
Osmanlı, din, dinci, şeriat gündemimizde…
Abi işsizlik hat safhada, maaşlar yetmiyor diye ağlayanlar bir yandan, emeklinin haline yanarken öte yandan maalesef ülke gerçeği olan boş konuşup gündem olanları takip ediyoruz…
Takip sıralaması değişince malum gerçek sorunları da göremiyoruz, unutuyoruz yada boş ver inceldiği yerden kopsun mantığı ile salıyoruz kendimizi…
Evimizi temizleme ye gelen yardımcının aylık ücreti ortalama 36, 45 bin lira arası değişiyor… Evimizin bir parçası, mensubu olan bu emekçilerimizin bizi sıraya koyup temizlik ve düzenimize yardım etmesini istemek, ve sıraya girip gün beklemek hak getire çok zor…
Ama biz, kölelik, cariyelik asırlar öncesinde kalmış olan kendi, cariyeni başka birine ödünç verirsen bu helal mi soruları ile meşgulüz..
Hayırdır hepinizin evinde cariye varda biz mi Fransız kaldık, başka bir ülkede mi yaşıyoruz, hem cariye diye bir şey kaldı mı, kalmadıysa niye konuşuyorsunuz?
Neyin kafasını yaşıyorsunuz bilemiyorum ama şu an evinde ki yardımcıyı bir başkasına ödünç verirsen evini bir şey götürür, günah mı sevap mı değil, sıra ne zaman geliri konuşman gerekir..
Ayrıca köleliğin 7, 8 asır önce bittiğini hiç bir insanın rızası olmadan çaya bile davet edemeyeceğini hatırlatırım pardon da…
Tarihini okumadan Osmanlı torunuyum diye hanedan mensubu oluyoruz…
Kur’an-ı Kerim’i okumadan Müslüman olduğumuzu idea ediyoruz, okuyan yorumlayan, aydınlatan insanların başını kesmek gibi barbar, sadist yollara teşvik ile birilerini hedef gösteriyoruz…
Okuduğu Fatiha’nın Türkçesini bilmezken şeriat gelmeli diyen, şeriat kanunlarından habersiz bunu savunan sarıya boyanmış açık saçı ile manikürlü ojelenmis tırnakları olan ablalarımın varlığı içler acısı…
Bazen hayal mi görüyorum diye düşünüyorum gerçekten…
Biz hangi ara bu kadar ters istikamette doğru ilerledik…
Okuma yazma oranımız oldum olası hep düşüktü zaten, ama hiç değilse biraz Avrupa özentimiz vardı, yakın geçmişte yaşayan dede ninelerimizin ağzından Atalarımızın asaletini Türk tarihinde ki kadınların destanlarını dinler özgür, hür yaşamın coşkusunu yaşardık, şimdi öyle mi ya, kölelik, köle olma yolunda hangi yolları izlemeli, kimleri desteklemeli ve bu yolda mağlup olmak için kimleri silindir gibi ezip geçmeliyizin acı tablosu ile yüz yüzeyiz…
Tarihini bilmeyen bir toplum yok olmaya savrulmaya mahkumdur her zaman
Soylu bir Türk tarihimiz var, kazanılmış savaşlar, Atatürk gibi devrim yaratmış atalarımız var Tomris katunlar’dan Kanıkkey Hatun’a, Hınık Hatun’dan Terken Hatun’a, Dilşad Hatun’dan, Nene Hatun’dan Şöhret Ana’ya ve yine, yakın tarihten Gaziantepli Yirik Fatma, Mudurnulu Fatma Kadın, Kara Fatmalar, Nazife Kadın, Gördesli Makbule, Asker Saime Hanım Kurtuluş Savaşı’na katılan mücahit kadınlardan sadece bir kısmı bu hanımlar…
Daha da geç olmadan kimliğine sahip çıkmak zorunda olan uyanıp atasının Yolunda gitmeye mecbur bir toplum olma yolunda silkelemek gerekiyor…
Ne işimiz var cariyeler, köleler ile.
Yoksa hiç bir eğitim almamış sakallı cübbeli gittiği yolu doğru kabul edip dinden tarihten uzak birilerinin kölesi olmaya aday fertler olacağız maalesef..

1 Yorum

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz