Nurcan CEYRAN

Gaziantep’te geçtiğimiz Perşembe günü öğleden sonraki saatlerde gerçekleşen, camii inşaatının kubbe iskelesinin çökmesi sonucunda meydana gelen kazada, bir arkadaşımızı kaybettik…
Çok büyük ve acı bir kayıp oldu bizim için. Çok genç bir arkadaşımız, çalışkan, başarılı ve insanlara faydalı olan, gerçek bir toplum adamı idi…
33 saat gibi uzun bir zaman dilimine yayılan kurtarma çalışmaları maalesef sonuç vermemişti….
Nedendi acaba?
Beton parçalar mı vardı, insanların kaldıramayacağı?
Yeterli insan mı yoktu?
Devlet kurumları, belediyeler duyarsız mı kaldı?
Bu tür olaylara karşı hazırlıksız ve teknolojik olarak yetersiz bir toplum muyduk?
HAYIR…
Var olan tüm bu imkanlara rağmen maalesef o arkadaşımızı kurtaramadık…
Bu güçleri organize edebilecek, bir beyin takımı yoktu, organizasyon yoktu!!
Teknolojinin yaygın ve etkin kullanıldığı bu dönemde cep telefon sinyali ile nokta atışı yaparak yaralıya ulaşmak zor olmamalıydı…
Bu imkanlar ile çok basit çözülecek bir durumu, bir kaosa ve akabinde bir cana mal ettik insanlık adına…
Yaklaşık 3 milyonluk Gaziantep’te, Allah korusun deprem, sel yada benzeri doğal bir afet ile karşılaşsak, oluşabilecek can kaybını düşünmek bile istemiyorum…
Olayın olduğu andan itibaren, müthiş çaba ve efor sarf edildi, ama organize değildi.
Canı yürekten emek verenlere gerçekten minnettarız, ama keşke, bu efor, çaba ve enerjiyi, daha verimli kullandırtacak, organizasyon da olabilseydi…
Ve, yaralının olay yerinden çıkartılış anı, bağırıp, çağıranlar, ezilme tehlikesine rağmen cep telefonu ile fotoğraf, video çekenler, kimin ne yaptığı görevinin ne olduğu bilinmeyen o kalabalıkta, sedyeye tam olarak sabitlenmemiş yaralı, yüzü kapatılmış, muhtemelen ölmüş, ellerde emanet gibi ambulansa taşındı…
Keşke o acı bekleyişin sonu müjdeli olsaydı olmadı, olamadı…
Arkadaşımız merhum Korkut Küçükcan’a Allah’tan rahmet, acılı ailesine canı gönülden başsağlığı diliyorum…
Bir daha böyle bir durum olmamasını, ve burada yaşanan keşmekeşin bize ders olmasını temenni ediyorum….

1 Yorum

  1. Çok üzüldüm gerçekten.Bir anne,baba,eş ve çocukların daha canlarından can gitti.yeri doldurulmaz,geri getirilemez ölünceye kadar yaşayacakları bir travmaBilimin, teknolojinin,eğitimin,vicdan ve ahlakin.ehliyet ve liyakatin hızla vahşice yok edildiği sahipsiz bir ülkeye dönüştü güzel ülkemiz.O kadar çok tanık oldum ki ehliyetsiz ve liyakatsiz insanların is başına getirildiğine
    daha dün ilkokul mezunu olan insanlarlarin hizla ortaokul,lise ve ilahiyat mezunu yapilarak is basina getirildigini gordüm hem de defalarca. Birde duymayan gormeyen sorgulamayan bana dokunmayan yilan bin yasasin , ,ben isime bakarim,yükümü tutarim diyen bir cogunlugun yasadigi yerlerde bu tip felaketlerin kazalarin ölümlerin .sakatlanmalarin olmasi kacinilmaz Iste bu yuzden .Mimar Sinan’in eserleri yüzlerce yıkıcı depreme karşı hala dimdik ayakta.
    Daha cok yasayacagiz böyle. acılarI kazalari ølůmleri. Bu sabah 25 bin kisinin is kazalarinda öldüğünü duydum haberlerde.Üçüncü dünya ülkesi olduk.insan hayatı çok ucuz.Ama yakında o,görmek, bilmek istemeyen insanları da vuracak bu sistem.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here