GAZİANTEP SANAYİSİ: BİR YARA SARARKEN DİĞERİ AÇILIYOR

0
42

Gaziantep ekonomisi tam toparlanma sinyalleri veriyordu. Suriye savaşının ağır yükünü sırtından atmış, depremin yıkıcı etkisini yavaş yavaş geride bırakmıştı. Sınır kapıları hareketlenmiş, fabrikalar daha hızlı dönmeye başlamış, ihracat rakamları yeniden umut verici bir ivme kazanmıştı. Tekstilcisi, gıdacısı, sanayicisiyle şehirde adeta bir “ihracat baharı” esiyordu.

Ancak bu güzel tablo uzun sürmedi. Tam nefes almaya başladığımız günlerde, İran ile ABD arasındaki gerilim yeniden alevlendi ve bu kriz, Gaziantep sanayisini doğrudan vurdu. Çünkü şehrimizin sanayisi, petrol ve petrol türevi hammaddelere sıkı sıkıya bağlı. Dünyanın öbür ucundaki bir gelişme, anında Başpınar’daki fabrikaların maliyetlerini artırıyor.

PETROL FİYATLARI YALNIZCA AKARYAKITI DEĞİL, TÜM SANAYİYİ ETKİLİYOR

Çoğu kişi petrol fiyatlarındaki yükselişi yalnızca benzin ve motorine zam olarak algılıyor. Oysa Gaziantep için durum çok daha ciddi. Plastikten ambalaja, halıdan kimyasal ürüne, sentetik ipliğe kadar birçok sektör doğrudan petrolden besleniyor. Petrol fiyatları son dönemde yaklaşık yüzde 40 oranında artınca, sanayicinin hammadde maliyeti de aynı oranda yükseldi.

Özellikle plastik sektöründe durum kritik. Polimer fiyatları bir ay içinde neredeyse ikiye katlandı. Hürmüz Boğazı’ndaki gerilim nedeniyle ham madde taşıyan gemiler rotalarını değiştirmek zorunda kaldı. Gemilerin gecikmesi navlun maliyetlerini artırırken, bu zincirleme etki ihracatçımızın rekabet gücünü hızla eritiyor.

ZİNCİRLEME ETKİ: GIDADAN İNŞAATA HER SEKTÖR ATEŞ PAHASINA

Bu kriz sadece plastik sektörünü değil, neredeyse tüm sanayiyi vuruyor. Plastik pahalanırsa gıda ambalajı, inşaat malzemeleri, beyaz eşya parçaları ve daha birçok ürünün maliyeti artıyor. Varil fiyatı 100 doları aştığında, sanayicinin üzerindeki enflasyon baskısı dayanılmaz bir hal alıyor. Bir domino etkisiyle kriz, dokunduğu her sektörü olumsuz etkiliyor.

Gaziantep sanayicisi tarih boyunca dirençli olduğunu defalarca gösterdi. Depremde, savaşta, ekonomik krizlerde ayakta kalmayı başardı. Ancak bu kez karşı karşıya kalınan “maliyet kıskacı”, sadece çalışkanlıkla aşılacak gibi görünmüyor. Küresel dalgalanmaların ortasında ayakta kalmaya çalışan bu büyük üretim gücü, artık daha fazla desteğe ve öngörülebilir bir ekonomik zemine ihtiyaç duyuyor.

Umarım bu kara bulutlar kısa sürede dağılır ve Gaziantep, o meşhur üretim iştahına ve ihracat heyecanına yeniden kaygısızca döner. Şehrimizin sanayicisi, hak ettiği istikrarı en kısa zamanda yeniden yakalamayı fazlasıyla hak ediyor.

Yazar Mustafa KILIÇ

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz