8 MART VE YILIN KADINI: İLKLERİ BAŞARAN PINAR TÜMÜKLÜ

0
143

8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde Gaziantep’te tüm gözler bir isme çevriliyor: Ayşe Pınar Tümüklü’ye.
O, sadece bir isim değil; bir direniş hikayesi, bir kadının azminin neleri başarabileceğinin en net göstergesi, bir girişimcinin teri ve en önemlisi, binlerce kadına “sen de yapabilirsin” diye fısıldayan bir ses.
Hayat bazen en beklenmedik anda kapıları kapatır. 15 yıl önce, çalıştığı mobilya fabrikası iflas ettiğinde, Pınar Tümüklü’nün önünde iki yol vardı: Pes etmek ya da yeniden başlamak. O, ikinci yolu seçti. “Kadından mobilyacı mı olur?” diye alay eden seslere kulak asmadı. Orman Endüstri Mühendisi unvanını cebine koydu, yüreğindeki ateşi körükledi ve kendi atölyesini kurdu.

Bugün Pınar Mobilya, onlarca kişiye ekmek kapısı açıyor; ürünlerini 8 farklı ülkeye ihraç ediyor. Memleketi Osmaniye’de tarım alanında bir çok yatırıma imza atarken, Gaziantep’te de mobilya sektörünü adeta yeniden dizayn ederek, sektörün küllerinden yeninden doğmasını sağlıyor. Üretilen her bir mobilya parçası, onun azminin bir izi; her ihracat sevkiyatı, “hayır”lara karşı verilmiş bir zafer.
Ama Pınar Tümüklü‘nün hikayesi sadece kendi başarısıyla sınırlı değil.
O, Gaziantep Mobilyacılar Odası‘nın ilk kadın başkanı olarak tarihe geçti. 2 oy farkla kazandığı o seçim, sadece bir koltuk değildi; erkek egemen bir sektörde kırılan bir cam tavandı. Gaziantep İhracatçı Mobilyacılar Birliği‘nde başkanlık yaparken, Oğuzeli Mobilya Kent Kooperatifi‘ni yönetirken hep aynı hayali kurdu: Gaziantep’i mobilya üretiminde dünya markası yapmak.
Deprem felaketinin yaralarını sarmaya çalışırken bile üretimi bırakmadı, istihdamı korudu, kadınları yanına çekti. Çünkü biliyordu ki, bir kadının kalktığı yerden kalkan binlerce kadın var.
Onun gözlerinde, genç kızların hayallerini görmek mümkün.
“Gaziantep’in mobilya sektöründe dünyada söz sahibi olmasını istiyorum” derken sesi titriyor, ama kararlı. O titreme, pes etmenin değil, tutkunun titremesi. O, kooperatifler kuruyor, dernekler üzerinden kadın girişimcilere yol açıyor, çünkü biliyor: Bir kadının başarısı, tek başına bir zafer değil; bir zincirin kırılması, başkalarının da özgürleşmesi demek.
8 Mart’ta, Yılın Kadını Pınar Tümüklü’yü alkışlarken aslında Gaziantep’i alkışlıyoruz. Çünkü o, her birimizin içindeki o küçük sesi büyütüyor: “Yapabilirsin.”
O, gözyaşlarını silip ayağa kalkan her kadının, “ben de” demesini sağlıyor. O, annelerin çocuklarına “kızım, korkma” diyebileceği bir gelecek inşa ediyor.
Tebrikler Pınar Tümüklü. Senin gibi kadınlar sayesinde, yarınlar daha cesur, daha umut dolu. Senin hikayen bitmiyor; yeni hikayelerin başlangıcı oluyor. Ve bu kent, o hikayelerin bir parçası olmanın kıvancını yaşıyor.
İyi ki varsın Pınar Tümüklü, iyi ki mücadele ediyorsun…

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz