14 KASIM DÜNYA ŞEKER İNSANLAR GÜNÜ KUTLU OLSUN

2
92

Nurcan CEYRAN

Bu gün 14 Kasım Dünya Diyabet Günü, evet şeker bireylerin, şeker çocukların yılda bir kez anıldığı, hatırlandığı bir sağlık günü…


Önemli ve sinsi bir hastalığın tatlı ismi DİYABET…
Hastaları günden güne eriten, sık sık farklı farklı hastalıkların nüksetmesine sebep olan, bir hastalığın tedavisi edilirken başka bir hastalığın baş göstermesine sebep olan, şeker, glüten, beyaz ekmek, şekerli meyve de dahil neredeyse her şeyi yasak olduğu hastalık, hasta olan için kontrol etmesi müthiş zor bir süreç. Devamlı hastalıklar ile boğuşmak zorunda bırakan sinsi hastalık, sadece kendisi ile değil uyandırdığı başka hastalıklar ile de çıkmaza sokan korkunç bir çaresizlik…
Evet bu bela ile uğraşırken sadece hasta değil birde bu süreçte en önemli kahramanlar hasta yakınları ızdırap verici uzun ve kalıcı bu sürecin en büyük kahramanları…
Şeker yükseldiğinde, sık sık ölçüme giden, düşüremeyince ambulansı arayan, ambulansta elini tutan, yanında olduğun hissettiren, gece boyunca uyumayan, yoğun bakım kapılarında bekleyen, acil de koşturan, yatış verildiği Zaman hastaya refakat eden o koca yürekli kahramanlar.
Yani bu hastalık sadece hastayı değil, hasta yakınlarını, hastane çalışanlarının ve en önemlisi devletin her birimini yoran müthiş bir eziyet çıkmazı…
Ülkemizin malum durumu ortada, ekonomik kriz vs derken maalesef görülmeyen ,ama görülmesi gereken en büyük kriz bir çok hastalıkta olduğu gibi Devletin bu hastalık için de destek sağlamasını bekleyen hastalar var….
Neler mi bunlar ?
Sadece yapay pankreas denilen, diğer adı ile de insülin pompası denilen bir cihaz…
Bir çok hasta yakını benimden yakından takip ettiğim kadarıyla bu konuda bir çok yere başvuruda bulunuldu, milletvekillerine söylendi, bu mecliste de gündeme geldi fakat maalesef hiç bir sonuç çıkmadı…
Bir şeker hastasının devlete 1 yıllık masrafı 1 insülin pompası kadar neredeyse.
Bu infüzyon aletlerinin varlığı şekeri tamamen kontrol altına alabiliyor…
Üstelik…
1- hasta daha rahat bir yaşam sürüyor…
2- günlük iğne yapıp canını yakmak zorunda kalmıyor…
3- şeker ölçümleri ile parmaklarını gün de bir kaç kez delip şeker ölçmek zorunda kalmıyor…
4- ilaçlar daha kontrollü gittiği için hasta organ kaybı yaşamak ile karşı karşıya kalmıyor…
5- hastane yoğun bakımlarını ve çalışanlarını meşgul edip, sağlık sektörüne Bir kambur daha oluşturmuyor…
6- ileriye dönük oluşabilecek hastalıkların önüne geçtiği için, devletin üzerine tekrar tekrar sağlık gideri oluşturan bir fatura oluşturmuyor….
7- Ve hastalar da erken ölüm ve uzuv kayıpları ile karşılaşmamış oluyor…

Bu gün vesileyle bir kez daha hatırlatmak istedim yine, yeniden bu şeker insanların daha tatlı bir hayat yaşaması için birilerinin sesimizi duyması gerekiyor bence…

Üç hafta önce bende yoğun bakımda idim.
Diyabetten kaynaklı KETON (KETOASİDOZ) denen bir süreç tamamladım yoğun bakımda bir hafta kadar.
Bu süreçte düşündüm gerçekten, zor ve acı dolu bir süreç, ailen dışarıda, ve merak içinde, rahat giriş çıkışlari yok, telefonun yok, kimse ile iletişim yok, düşmesini beklediğin bir asit, bilincin açık ama bilinci kapalı yada daha kötü durumda olan hastaların içinde sıkıcı bir süreç…
Bu süreç gerçekten çok zordu tekrar yaşamak asla istemiyorum ve umarım bir daha yaşamam…

Bu arada yoğun bakım sürecinde hastane çalışanlarının bir çok durumda da şahitlik etmiş oldum bu vesileyle hastane çalışanlarını da anmak istiyorum…
Gerçekten büyük bir sabır ile, hastaların her şeyi ile ilgilenen, dışarda bekleyen aileni aratmayan, moral veren, saatlik tetkiklerini gece, gündüz notlar alarak oradan bir an evvel sağlıklı bir şekilde çıkmalarını sağlayan tüm hastane çalışanlarına da teşekkür ediyorum Bizim en büyük destekçimiz ailemizden sonra onlar aslında, onlara kalkan eller, yapılan hakaret yada benzeri bir küstahlığın affı asla olmamalı çünkü gerçekten haklarını ödemek imkansız, aldıkları maaş in fazlasını hak ettiklerine inanıyorum ve sabırlar, insanlıkları için bir kez daha teşekkür etmek istiyorum…
Muhammed Savaş, Muhammed kara çocuk, Mahmut, Ahmet can, Nisa, Celal, Şengül, Ali Orhan, Rabiya Çiğdem, Mehmet, Mehmet, Turgay, Cansu, Tuba, Büşra, Abdullah, Serkan ve ismini hatırlamadıklarım var ise şimdiden özür dilerim. İyi ki varsınız, iyi ki tanıdım hepinizi,
Yüreğinizde ki insan sevgisi, sabır, saygı, meslek aşkınız asla bitmesin…
Bu vesileyle hem tüm sağlık çalışanlarının hem de tüm dünyada ki diyabet hastalarının DÜNYA DİYABET GÜN Ü KUTLU OLSUN…

2 YORUMLAR

    • Çok teşekkür ederim, çok iyiyim elbette sizin de destekleriniz ile, iyi ki varsınız, iyiki tanıdım hepinizi…
      Görevinizde başarıları diliyorum, sabrıniz, gücünüz ve görev aşkınız hiç bitmesin yolu o birim (yoğun bakım) den geçecek olan insanların sizlere gerçekten çok büyük bir inançla ihtiyacı var…
      Tekrar teşekkürler….🙏🏻

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz