Son yıllarda modern dünyanın ve değişen yaşam koşullarının etkisiyle çocuklarda erken ergenlik (puberte prekoks) vakalarında korkutucu bir artış gözleniyor. Konuya ilişkin hayati uyarılarda bulunan Medical Point Gaziantep Hastanesi Çocuk Endokrinolojisi Uzmanı Doç. Dr. Özge Yüce, bu yükselişin tek bir nedene indirgenemeyeceğini; genetik faktörlerin yanı sıra çevresel etkenler ve değişen yaşam tarzının bu süreçte kritik rol oynadığını vurguladı.
BU BELİRTİLERE DİKKAT: ERKEN ERGENLİK NASIL ANLAŞILIR?
Doç. Dr. Özge Yüce’nin paylaştığı bilgilere göre, ergenlik sürecinin biyolojik takvimden önce başlaması çocuklarda belirgin fiziksel değişimlerle kendini gösteriyor. Kız çocuklarında 8 yaşından önce meme gelişimi, erkek çocuklarında ise 9 yaşından önce testis büyümesi gibi bulguların erken ergenliğin en net habercileri olduğunu belirten Yüce, bu durumun çocuklarda yalnızca fiziksel değil, ciddi psikolojik ve sosyal travmalara da yol açabileceğine dikkat çekti.
“ERKEN ERGENLİK ÇOK FAKTÖRLÜ BİR SÜREÇTİR”
Hormonal dengenin bozulmasında birçok gizli öznenin yer aldığını ifade eden Doç. Dr. Özge Yüce, sürecin perde arkasını şu sözlerle özetledi:
“Erken ergenlik tek bir nedene bağlı gelişmez. Genetik yatkınlık zemin oluştururken, son yıllarda özellikle çocukluk çağı obezitesi, hareketsiz yaşam modeli, paketli ve sağlıksız beslenme alışkanlıkları ile hayatımızın merkezine giren çevresel kimyasallara maruz kalma gibi faktörlerin tetikleyici etkisi giderek artmaktadır. Bunların yanı sıra çocukların maruz kaldığı kontrolsüz ekran süresi ve buna bağlı olarak gelişen uyku düzensizlikleri de hormonal mekanizmayı dolaylı yoldan olumsuz etkilemektedir.”
EN BÜYÜK DÜŞMAN: OBEZİTE VE ÇEVRESEL KİMYASALLAR
Uzman analizlerine göre, çocukluk çağı obezitesindeki küresel artış, erken ergenliğin en baskın tetikleyicilerinden biri olarak listenin başında yer alıyor. Vücuttaki yağ dokusunun artmasıyla birlikte hormonal sistemin normalden çok daha erken aktive olduğu ve süreci öne çektiği belirtiliyor. Ayrıca günlük yaşamda sıkça kullanılan kalitesiz plastik ürünler, kozmetikler ve hormon benzeri etki gösteren endokrin bozucu çevresel bileşenler de çocukların sağlığını doğrudan tehdit ediyor.
“ERKEN TANI BÜYÜME POTANSİYELİNİ KORUR”
Hastalığın zamanında fark edilmesinin tedavi başarısında anahtar rol oynadığını vurgulayan Doç. Dr. Özge Yüce, ebeveynlere şu kritik çağrıda bulundu:
“Eğer çocuklarınızda ergenlik bulguları normal kabul edilen yaş sınırlarından önce ortaya çıkıyorsa, vakit kaybetmeden bir çocuk endokrinolojisi uzmanına başvurmalısınız. Zamanında koyulacak erken tanı sayesinde, hem çocuğun ilerleyen yaşlardaki boy ve büyüme potansiyeli korunur hem de yaşayabileceği psikososyal sorunların büyük oranda önüne geçilir. Ailelerin özellikle ekran kullanımı, düzenli fiziksel aktivite ve doğal beslenme konusunda ev içinde köklü yaşam tarzı değişikliklerine gitmesi artık bir lüks değil, zorunluluktur.”






