Ramazan ayının başlamasıyla birlikte oruç tutmayı planlayan ileri yaştaki bireyler için beslenme düzeninin sağlık açısından doğru planlanması büyük önem taşıyor. İstanbul Rumeli Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Zeynep Güler Yenipınar, ileri yaşta oruç tutmanın metabolik, fizyolojik ve kronik hastalıklarla ilişkili riskleri artırabileceğini belirterek önemli uyarılarda bulundu.
YAŞLANMA İLE DEĞİŞEN BESİN İHTİYAÇLARI
Dr. Öğr. Üyesi Zeynep Güler Yenipınar, yaşlanma sürecinde enerji ihtiyacının azalmasına rağmen protein, vitamin ve mineral gereksinimlerinin genellikle arttığını vurguladı. Özellikle şu risklere dikkat çekti:
Kas kaybı (sarkopeni)
Sıvı kaybına yatkınlık (dehidratasyon)
Sindirim sistemi problemleri
Kronik hastalıkların (diyabet, hipertansiyon, böbrek ve kalp-damar hastalıkları) kötüleşmesi
Uzun süreli açlık ve yetersiz sıvı alımının bu grupta ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini kaydeden Yenipınar, “İleri yaşta oruç tutan bireylerde beslenme düzeni sağlığın korunması açısından hayati öneme sahiptir” dedi.
“SAHUR ÖĞÜNÜ HAYATİ ÖNEM TAŞIYOR”
Sahur öğününün gün boyu kan şekeri dengesinin korunması ve kas kaybının önlenmesi açısından kritik olduğunu belirten Dr. Yenipınar, sahurda şu önerilerde bulundu:
Yeterli protein alımı (yumurta, peynir, yoğurt, süt ürünleri, baklagiller)
Kompleks karbonhidratlar (tam tahıllı ekmek, yulaf, bulgur)
Posası yüksek besinler (sebzeler, meyveler, kepekli ürünler)
İFTARDA DİKKAT EDİLECEKLER
İftar öğününde uzun süren açlığın ardından mideyi zorlamamak için besinlerin yavaş ve kontrollü tüketilmesi gerektiğini vurgulayan Yenipınar, şu uyarıları yaptı:
Aşırı yağlı, tuzlu ve şekerli yiyeceklerden uzak durulmalı
Ani ve aşırı besin tüketiminden kaçınılmalı
İftar ile sahur arasında yeterli sıvı alımı sağlanmalı (günde en az 2-2,5 litre su hedeflenmeli)
“KİŞİYE ÖZEL BESLENME PLANLAMASI ŞART”
İleri yaştaki bireylerde oruç tutmanın mutlaka bireysel farklılıklar gözetilerek değerlendirilmesi gerektiğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Zeynep Güler Yenipınar, şu ifadeleri kullandı: “İleri yaşta oruç tutmak isteyen bireylerde beslenme planlaması mutlaka kişiye özel yapılmalıdır. Kas kaybı riski, yetersiz protein ve sıvı alımı, ilaç kullanımı ve kronik hastalıklar mutlaka değerlendirilmelidir. Sahur atlanmamalı, iftarda ani ve aşırı besin tüketiminden kaçınılmalıdır. Gerekli durumlarda oruç tutmanın sağlık açısından uygun olup olmadığı hekim ve diyetisyen tarafından değerlendirilmelidir.”
TEK BAŞINA YAŞAYAN YAŞLILARDA RİSK DAHA YÜKSEK
Özellikle tek başına yaşayan yaşlı bireylerde düzensiz beslenme ve sıvı yetersizliği riskinin daha yüksek olduğuna dikkat çeken Yenipınar, ileri yaştaki oruç sürecinin yalnızca dini bir uygulama değil, aynı zamanda sağlık açısından profesyonel destek gerektiren bir süreç olarak ele alınması gerektiğini vurguladı.
Toplumda sağlıklı yaşlanma bilincinin artırılması ve ileri yaştaki bireylerin doğru beslenme bilgilerine erişiminin sağlanmasının önem taşıdığını sözlerine ekleyen Yenipınar, “Ramazan’da oruç tutmak isteyen yaşlı bireyler mutlaka doktor ve diyetisyen kontrolünde hareket etmeli” çağrısında bulundu.






