Nefes darlığı, hırıltılı solunum, geçmeyen öksürük ve efor sırasında yaşanan solunum sıkıntısı, hava yolu darlıklarının en önemli belirtileri arasında yer alıyor. Doğuştan gelen nedenlerin yanı sıra uzun süre entübe kalma, travmalar, enfeksiyonlar veya çeşitli hastalıklar sonrası gelişebilen bu durum, hastaların günlük yaşamını önemli ölçüde etkileyebiliyor.
Medical Point Gaziantep Hastanesi Göğüs Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Ekber Şahin, özellikle erken dönemde tanı konulan hastalarda bronkoskopik yöntemlerle başarılı sonuçlar elde edilebildiğini ifade etti.
BELİRTİLERİ İHMAL ETMEYİN
Hava yolu darlıklarının zamanla ilerleyerek yaşam kalitesini ciddi şekilde düşürebildiğine dikkat çeken Prof. Dr. Şahin, şu uyarılarda bulundu:
“Nefes alırken ıslık sesi duyulması, merdiven çıkarken nefes nefese kalma, geçmeyen öksürük ya da sık tekrarlayan solunum yolu enfeksiyonları mutlaka dikkate alınmalıdır. Bu şikâyetler yalnızca astım veya KOAH ile ilişkilendirilmemeli, hava yolu darlığı açısından da değerlendirilmelidir.”
CERRAHİ GEREKTİRMEDEN HAVA YOLU GENİŞLETİLEBİLİYOR
Prof. Dr. Ekber Şahin, uygun hastalarda uygulanan balon dilatasyonu işleminin cerrahiye alternatif veya cerrahiye hazırlık amacıyla tercih edilebildiğini belirterek şunları aktardı:
“Balon dilatasyonu, bronkoskopi eşliğinde daralan hava yolunun özel balon kateterler kullanılarak kontrollü şekilde genişletilmesi işlemidir. İşlem sırasında darlık bölgesi doğrudan görüntülenir ve balon belirli bir basınçta şişirilerek hava yolunun açıklığı artırılır. Böylece hastanın nefes alması kolaylaşır ve şikâyetlerinde belirgin düzelme sağlanır.”
HASTAYA ÖZEL TEDAVİ PLANI
Her hava yolu darlığının aynı şekilde tedavi edilmediğini vurgulayan Prof. Dr. Şahin, tedavi kararının darlığın nedenine, uzunluğuna ve şiddetine göre belirlendiğini belirterek, “Bazı hastalarda yalnızca balon dilatasyonu yeterli olurken, bazı olgularda lazer uygulamaları, stent yerleştirilmesi veya cerrahi tedavi planlanabilir. Bu nedenle her hastanın multidisipliner yaklaşımla değerlendirilmesi büyük önem taşır” dedi.
ERKEN BAŞVURU TEDAVİ BAŞARISINI ARTIRIYOR
Hava yolu darlıklarının ilerlemeden tedavi edilmesinin daha başarılı sonuçlar verdiğini belirten Prof. Dr. Şahin, nefes darlığını uzun süre ihmal etmenin ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceği konusunda şöyle uyardı:
“Özellikle daha önce yoğun bakımda uzun süre entübe kalan, soluk borusuna müdahale öyküsü bulunan veya nedeni açıklanamayan nefes darlığı yaşayan kişilerin mutlaka uzman değerlendirmesinden geçmesi gerekir. Erken tanı sayesinde daha konforlu ve daha az girişimsel tedavi yöntemleri uygulanabilmektedir.”
Gelişen girişimsel bronkoskopi teknikleri sayesinde balon dilatasyonu gibi minimal invaziv uygulamaların, uygun hasta grubunda yaşam kalitesini artıran önemli bir seçenek olduğunu belirten Prof. Dr. Şahin, solunum şikâyetlerinin uzun süre devam etmesi halinde vakit kaybetmeden bir göğüs cerrahisi uzmanına başvurulması gerektiğini ifade etti.






