TİM’in temmuz verilerine göre Gaziantep’in ihracatı geçen yıla kıyasla yüzde 17 artarak 1 milyar doları aştı. GTO Başkanı Mehmet Tuncay Yıldırım ile GSO Başkanı Adnan Ünverdi, ihracattaki yükselişin memnuniyet verici olduğunu belirtirken, sürdürülebilir başarı için üretim maliyetlerinin düşürülmesi, finansmana erişimin kolaylaştırılması, katma değerli üretimin artırılması ve ihracatçının rekabet gücünü destekleyecek adımların önemine dikkat çekti.
Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre Güneydoğu ihracatının lokomotif şehri Gaziantep’in temmuz ayı ihracatı, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 17 artışla 1 milyar 11 milyon 339 bin dolar olarak gerçekleşti. Yılın ilk 7 ayında ise Gaziantep’in toplam ihracatı yüzde 5,8 artarak 6 milyar 46 milyon 962 bin dolara ulaştı. Bu performansla Gaziantep, hem temmuz ayında hem de ocak-temmuz döneminde Türkiye’nin en fazla ihracat yapan 6’ncı ili olmayı sürdürdü.
YILDIRIM: “İHRACAT ARTIŞINI KATMA DEĞERLE GÜÇLENDİRMELİYİZ”
Gaziantep Ticaret Odası (GTO) Başkanı Mehmet Tuncay Yıldırım, küresel ekonomideki belirsizlikler, talep daralması ve zorlu piyasa koşullarına rağmen Gaziantep’in üretmeye, ihracat yapmaya ve ülke ekonomisine katkı sunmaya devam ettiğini belirtti. Temmuz ayında ihracatın yeniden 1 milyar dolar seviyesini aşmasının, Gaziantep’in güçlü üretim altyapısını ve ihracat kabiliyetini bir kez daha ortaya koyduğunu ifade eden Yıldırım, yılın ilk yedi ayında 6 milyar doların üzerinde ihracata ulaşılmasının da şehrin üretim azmi ve rekabet gücünün önemli bir göstergesi olduğunu söyledi.
Bu başarıda emeği bulunan ihracatçılara, sanayicilere, üreticilere ve çalışanlara teşekkür eden Yıldırım, ihracat rakamlarının yalnızca toplam tutar üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini vurguladı. TÜİK dış ticaret endekslerine işaret eden Yıldırım, 2025 yılında ihracat birim değer endeksinin yüzde 5,2 arttığını, buna karşın ihracat miktar endeksinin yüzde 0,7 gerilediğini hatırlatarak, ihracattaki tutar artışının önemli bölümünün daha fazla ürün satışından değil, fiyat artışları ve ürün kompozisyonundaki değişimden kaynaklandığını söyledi. “Yüksek ihracat tutarı her zaman daha fazla ürün ihraç edildiği ya da ihracatçının daha fazla kazandığı anlamına gelmiyor” diyen Yıldırım, özellikle tekstil, hazır giyim, halı, ayakkabı ve mobilya gibi emek yoğun sektörlerin küresel talep daralması, yüksek üretim ve finansman maliyetleri ile Uzak Doğulu üreticilerin yoğun rekabet baskısı altında faaliyet gösterdiğine dikkat çekti.
Öncelikli hedefin sadece ihracat rakamlarını büyütmek değil, daha yüksek katma değer üreten, rekabet gücü yüksek ve ihracatçıya daha fazla kazandıran bir üretim yapısına ulaşmak olduğunu ifade eden Yıldırım, uygun finansman imkanlarının genişletilmesi, üretim maliyetlerini azaltacak desteklerin artırılması, yeni pazarlara erişimin kolaylaştırılması ve katma değerli üretimi teşvik edecek politikaların hayata geçirilmesi gerektiğini dile getirdi.
DÖVİZ BOZDURMA ZORUNLULUĞU KALDIRILMALI
Gaziantep Sanayi Odası (GSO) Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Ünverdi ise temmuz ayında elde edilen ihracat performansının, küresel ticaretin giderek zorlaştığı bir dönemde sanayicilerin ve ihracatçıların büyük özverisinin sonucu olduğunu belirtti.
Ocak-temmuz döneminde 6 milyar doları aşan ihracat ve Gaziantep’in Türkiye sıralamasındaki altıncılığının önemine vurgu yapan Ünverdi, bu başarıda emeği geçen tüm sanayici, ihracatçı ve çalışanlara teşekkür etti.
İhracatçıların en önemli beklentilerinden birinin Merkez Bankası’na yönelik döviz bozdurma zorunluluğunun tamamen kaldırılması olduğunu ifade eden Ünverdi, ihracat bedellerine ilişkin satış yükümlülüğünde geçici uygulamanın süresinin uzatıldığını hatırlatarak, halen yüzde 35 seviyesinde bulunan döviz bozdurma zorunluluğunun kaldırılmasının ihracatçının finansal hareket alanını genişleteceğini ve dış ticarete olumlu katkı sağlayacağını söyledi.
ÜNVERDİ: “MALİYETLER VE YÜKSEK FAİZ REKABET GÜCÜNÜ ZORLUYOR”
Ünverdi, sanayicilerin artan girdi maliyetleri, yüksek finansman maliyetleri ve küresel ticarette savaşların etkisiyle sürekli değişen koşullar nedeniyle ciddi baskı altında olduğunu belirterek, buna ek olarak ABD’nin Türkiye’ye yönelik uygulamaya başladığı yüzde 12,5 oranındaki ilave verginin de ihracatçının rekabet gücünü olumsuz etkilediğini kaydetti.
Gaziantep ihracatında Irak’ın ardından ikinci sırada ABD’nin yer aldığını, tekstil sektörünün de en önemli pazarlarından birinin ABD olduğunu ifade eden Ünverdi, maliyet baskısıyla zaten zorlanan sektörün ek vergi uygulamasıyla daha da dezavantajlı hale geldiğini söyledi.
Gaziantep’in yaklaşık 10 milyar dolarlık ihracatında tekstil sektörünün yüzde 36 ile en büyük paya sahip olduğunu hatırlatan Ünverdi, Hindistan, Pakistan, Malezya, Kamboçya, Endonezya ve Bangladeş gibi düşük maliyetli üretici ülkelerin vergi avantajı da elde etmesiyle Türk üreticisinin rekabet gücünün daha da zayıfladığını belirtti. A
BD ile son dönemde gelişen diplomatik ilişkiler çerçevesinde yürütülecek girişimlerle bu sürecin çözüme kavuşturulmasının üretim ve ihracat açısından büyük önem taşıdığını dile getiren Ünverdi, ihracatın sürdürülebilir şekilde büyümesi için maliyetleri azaltacak ve rekabet gücünü artıracak politikaların hızla hayata geçirilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.






