Gaziantep’in tarihi ve kültürel zenginliğinde önemli bir yere sahip olan bakır işlemeciliğine kadınlar da el attı. Bakırcılar ve Sedefçiler Odası ile İŞKUR iş birliğinde sürdürülen meslek edindirme eğitimleri sayesinde kadınlar da bakır işlemeye başladı. Bakırcılar ve Sedefçiler Odası Başkanı Celal Açık, tarihte erkeklerin yaptığı mesleğe kadınların el attığını belirterek, “Kurslarımız sayesinde kadınlarda bu işi öğrendi ve mesleği yapan kadın ustalarımızın sayısı sürekli artıyor” dedi.


Gaziantep’in kültürel zenginliğinde önemli yere sahip olan bakır işlemeciliği, Bakırcılar ve Sedefçiler Odası ile İŞKUR iş birliğinde yaklaşık 13 yıldır sürdürülen meslek edindirme eğitimleri sayesinde kadınların da yaptığı mesleğe dönüştü. Her geçen gün kursa daha fazla ilgi gösteren kadınlar, bu işte ustalaşıp aile ekonomilerine katkı sağlıyor. Bazı kadınlar öğrenci oldukları kursta eğitmen olurken, bazıları ise işledikleri ürün başına belli bir ücret alarak öğrendiği mesleği gelecek nesillere aktarmak istiyor.

‘YÜZDE 40 İSTİHDAM SAĞLADIK’


Bakırcılar ve Sedefçiler Odası Başkanı Celal Açık, 13 yıl önce projeye ilk başladıklarında kadın kursiyer bulamadıklarını, ancak zaman içerisinde talebin arttığını ve 100 kişilik kursu açtıklarında bile bin başvuru aldıklarını söyledi.


Proje kapsamında eğitim gören kadınların meslek sahibi olmaya başlayıp para kazandıklarını ve ekonomik olarak kendi ayakları üzerinde durduğunu ifade eden Celal Açık, “2008 yılında bir proje ile kadınları bu işe dahil ettik. İlk zamanlarda arkadaşlarımızla oturup bununla ilgili çalışmalar yaptık. Bakır vitrine gelirken uzun bir süreçten geçiyor. Biz yaptığımız bu çalışma ile bakır işleme işine kadınları dahil etmek istediğimizde bize güldüler. Hatta bazı meslektaşlarımız ‘Kadından bakırcı olmaz’ dediler. Biz tabi bunun bir el işi olduğunu ve bu konuya kadınların daha yatkın olduğunu biliyorduk. Proje hayata geçtiğinde 12 kişi ile başladık. 12 kişilik bir proje aldık ve ancak 2 kadın bulabildik. Sonra bu sayı her geçen gün arttı ve biz de verim almaya başladık. Bu sayede kadınlar hem meslek öğrenip, ekonomiye katkı sağlamaya başladılar. Bunların en güzel avantajlarından birisi parça başı çalışıyorlar ve işsiz kalma gibi bir durumları yok. Bu proje ile de neredeyse yüzde 40 istihdam sağlamış olduk. 13 yıllık süreçte 1500 civarında kadınımız kurslara katılarak mesleği öğrendi ve bunların yaklaşık 400’ü şu anda bu mesleği icra ediyor” dedi.

‘İLK AMACIMIZ KADINLARIN YETENEKLERİNİ ORTAYA ÇIKARMAK’


Celal Açık, eğitimin 7 ay sürede tamamlandığını ifade ederek, kurstaki temel amacın kadınların yeteneklerini ortaya çıkarmak olduğuna dikkat çekerek, “Proje kapsamında kursa gelen kadınlar İŞKUR´dan belli bir ücret alırken, burada bizim yönlendirdiğimiz atölyelerde çalışarak daha fazla para kazanmaya başladılar. Kursa ilk başladığımızda 780 saatlik bir eğitim veriyorduk. Şimdi 1049 saate çıkardık. Yani bu da 7 ay gibi bir süreye denk geliyor. 7 ay sürede işin teknik kısmını gösteriyoruz, kadınların yeteneklerini ortaya çıkarıyoruz. Bu projelerin en büyük önemi yetenekleri ortaya çıkarmak. O yetenek ortaya çıkınca ve devam ettiklerinde 3-4 yıl içerisinde artık para kazanmaya başlıyorlar. Şöyle bir iyi tarafı da parça başı çalıştıkları için zamanları kalıyor ve bu kadınlarımız ev işlerini de aksatmamış oluyor. Burada kadınların tepkileri gayet iyi durumda. Hem yüzleri gülüyor hem de kendi ayakları üzerinde duruyorlar” diye konuştu.


‘KURSA BAŞLAYINCA PİSİKOLOĞA GİTMEYİ BIRAKTIM’

Bakır işlemenin terapi niteliğinde olduğunu kaydeden kursiyerlerden Emel Polat, kursa gelmeden önce psikoloğa gittiğini söyledi. Ablasının tavsiyesi ile kursa dahil olduğunu ve 6 yıldır bakırcılık yaptığını anlatan Polat, “Bakır işlemeciliği bana terapi gibi geliyor. İyi ki bu işe başlamışım. Şimdi kazancım ile eşime de destek oluyorum. Buradan kazandığım para ile evime bir sürü eşya aldım, taksitlerini kendim ödedim. Daha önce bazı sorunlarımdan dolayı psikoloğa gidiyordum. Bu işe başlayınca psikolojim de düzeldi” dedi.


Öte yandan bakır işleyen diğer kadınlarda yaptıkları meslekten zevk aldıklarını ve ev ekonomilerine katkı sağladıkları için özgüvenlerinin yerine geldiğini söyledi.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here