Zafer Partili Pamuk: Fonlardaki kriz bugün başlamadı!

0
259

Zafer Partisi Kurucular Kurulu Üyesi Mehmet Pamuk, tasarruf finansman sektöründe bugün yaşanan gelişmelerin 2021 yılında atılan adımlarla doğrudan bağlantılı olduğunu belirterek, “O gün yapılan tercihler sorgulanmadan yaşanan mağduriyetleri yalnızca bugünün yöneticilerine bağlamak eksik olur” dedi.
Geçmişte Pamuk Evim Gayrimenkul A.Ş. sahipliği yaparak sektörün içinde yer alan Zafer Partisi Kurucular Kurulu Üyesi ve Gaziantepli iş insanı Mehmet Pamuk, tasarruf finansman sistemi, fonlar ve Katılımevim etrafında tartışılan konuların bugünün meselesi olmadığını vurgulayarak 2020-2021 dönemindeki sürece dikkat çekti.
Sektörün içinden gelen biri olarak o dönemde alınan kararların şartlarını yakından bildiğini ifade eden Pamuk, tablonun geçmişteki düzenlemelerle birlikte araştırılması gerektiğini belirtti.
SÜRECİN TEMELİ 2021’DE ATILDI
2021 yılında yapılan yasal düzenlemeyle tasarruf finansman şirketlerine sermaye ve mevzuata uyum açısından yeni şartlar getirildiğini hatırlatan Pamuk, BDDK açıklamasına göre mevcut firmalara eksiklerini tamamlamaları için 6 aylık intibak süresi tanındığını, kurul kararıyla bu sürenin üç defa uzatılabildiğini belirtti.
Sektörün çok kısa bir zaman içinde ciddi şekilde daraltıldığını vurgulayan Pamuk, BDDK’nın 1 Temmuz 2021 tarihli kararıyla 21 tasarruf finansman şirketinin TMSF’ye devredilerek tasfiye edilmesine karar verildiğini ve bunun bugün konuşulan sistemin dönüm noktası olduğunu ifade etti.
Eğer devlet şirketlere eksiklerini tamamlamaları için süre tanımışsa bu sürecin sonuna kadar işletilip işletilmediğinin araştırılması gerektiğini dile getiren Pamuk, şirketlerin hangi kriterlerle değerlendirildiğinin ve tasfiye kararlarının ekonomik sonuçlarının bütün açıklığıyla ortaya konulmasını istedi.
BAKANA YÖNELTTİĞİ SORUYU HATIRLATTI
Dönemde Gaziantep Ticaret Odası’nda gerçekleştirilen ve Ekonomi Bakanı Mehmet Muş, milletvekili Abdülhamit Gül, Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin ile bürokratların katıldığı toplantıyı anlatan Pamuk, o toplantıda doğrudan bakana sahada 38 firmanın 4-5 firmaya düşürüleceğinin konuşulduğunu sorduğunu aktardı.
Kendisine “Hak eden bin firma varsa bin firma devam eder, hak eden kimse yoksa bir firma bile devam etmez” yanıtının verildiğini belirten Pamuk, sonrasında ortaya çıkan tablonun bambaşka olduğunu kaydetti.
Amacının kişisel bir tartışma yaratmak olmadığını, asıl meselenin devletin düzenleyici kararlarındaki şeffaflık olduğunu vurgulayan Pamuk, o dönemde hem şirket sahibi hem de Zafer Partisi il başkanı olduğunu, meselenin kendi şirketi değil devletin sektörü düzenleme biçimi olduğunu ifade etti.
“KENDİNİZ TASFİYE OLUN” BASKISI
Kendi şirketi Pamuk Evim’in müşterilerine karşı yerine getirilmemiş bir borcu bulunmadığını ve insanları mağdur etmediğini belirten Pamuk, buna rağmen kendilerine piyasadan çekilmelerinin söylendiğini aktardı.
Pamuk, devletin koyduğu şartlar altında devam etme imkanlarını değerlendirdiklerini, öncesinde ise BDDK tarafından başka firmaları bünyelerine alarak güç birliği oluşturmaları yönünde tavsiyeler aldıklarını dile getirdi.
Yaşanan sürecin yalnızca şirket sahiplerini değil, çalışanları ve müşterileri de etkilediğini belirten Pamuk, ticari hayatı boyunca sürekli istihdam sağladığını ancak gelinen noktada bütün istihdam yapısını tasfiye etmek zorunda kaldıklarını söyledi.
TMSF SÜRECİ VE EKONOMİK SONUÇLAR ORTADA
Tasfiye sürecinde bazı şirketlerin TMSF’ye devredildiğini ve bu yapıların yönetim sonuçlarının incelenmesi gerektiğini belirten Pamuk, şirketlerin müşteri paralarını kullanım niteliği, ciroları, devlete ödedikleri vergi ve istihdam katkılarının göz önüne alınması gerektiğini ifade etti.
Sağlam bir şirketi kapatmak yerine rehabilite ederek ekonomiye kazandırmanın devletin görevi olduğunu belirten Pamuk, tasfiyelerin mağduriyetleri azaltıp azaltmadığının sorgulanmasını istedi.
Devlet bir şirketi TMSF’ye devrettiğinde sürecin bitmediğini, aksine yıllar süren tasfiye, yönetim ve denetim maliyetlerinin ortaya çıktığını belirten Pamuk, vatandaşın parasının ne zaman geri döneceğinin en önemli mesele olduğunu vurguladı. 15-20 yıllık şirketlerin tasfiye süreçlerinin uzamasının sistemin kendisinde bir sorun olduğunu gösterdiğini kaydetti.
KATILIMEVİM DOSYASI VE YARGI SÜRECİ
Katılımevim çevresindeki gelişmelerin yalnızca bugünkü şirket yönetimi üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Pamuk, yürütülen soruşturmanın hukuki sonucunu peşinen ilan etmediğini, bunu yargının belirleyeceğini ifade etti.
Bugün Katılımevim hakkında bir sermaye piyasası soruşturmasının yürütüldüğünü ve gözaltılar olduğunu hatırlatan Pamuk, geçmişten bugüne uzanan bütün zincirin ve devir süreçlerinin incelenmesi gerektiğini söyledi. Katılımevim’in 2026 yılında faaliyet gösteren, BDDK lisanslı ve Borsa İstanbul’da işlem gören bir şirket olduğunu belirten Pamuk, bugünkü soruşturma üzerinden şirketin geleceği veya suçluluk konusunda peşin hüküm kurulamayacağını sözlerine ekledi.
SİYASİ SORUMLULUK VURGUSU
Mehmet Pamuk, dönemin karar alma mekanizmalarında bulunan siyasetçilerin de geçmişteki düzenlemeler açısından siyasi sorumluluklarını değerlendirmesi gerektiğini belirtti. Devletin düzenleyici kurumlarının aldığı kararların siyasi iktidarın ekonomi politikalarından bağımsız düşünülemeyeceğini ifade eden Pamuk, geçmişte yanlış bir düzenleme yapıldıysa bunun siyasi sorumluluğunun da konuşulması gerektiğini vurguladı.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz