Uzm. Dr. Biçeroğlu: “Kalbinizin geleceğini bugünden koruyun”

0
233

Kalp sağlığında düzenli hareket, dengeli beslenme ve sigaradan uzak durmanın önemine dikkat çeken Kardiyoloji Uzmanı Dr. Serdar Biçeroğlu, modern yaşamın getirdiği stres, hareketsizlik, obezite, hipertansiyon ve yüksek kolesterolün kalp-damar hastalıkları açısından önemli risk faktörleri olduğunu söyledi.
Kalp-damar hastalıkları açısından riskleri azaltmanın yalnızca hastalık ortaya çıktıktan sonra tedavi uygulamakla sınırlı olmadığını belirten Uzm. Dr. Serdar Biçeroğlu, yaşam tarzı alışkanlıklarının kalp sağlığının korunmasında önemli rol oynadığını vurguladı. Düzenli fiziksel aktivite, dengeli beslenme, sigaradan uzak durma ve risk faktörlerinin kontrol altında tutulmasının kalp sağlığının temel unsurları olduğunu ifade eden Biçeroğlu, kalbin yaşam boyunca aralıksız çalışan hayati bir organ olduğuna dikkat çekti.
KALP SAĞLIĞI BİR YAŞAM BİÇİMİDİR
Kalp sağlığının korunmasına ilişkin uluslararası bilimsel yaklaşımların temelinde hareketli yaşam ve sağlıklı beslenmenin bulunduğunu belirten Biçeroğlu, şu değerlendirmede bulundu:
“Dünya Sağlık Örgütü ve Amerikan Kardiyoloji Derneği’nin kalp sağlığının korunmasına yönelik önerilerinde düzenli fiziksel aktivite ve dengeli beslenme önemli bir yere sahip. Bunun yanında sigaradan uzak durmak, sağlıklı vücut ağırlığını korumak, tansiyon ve kolesterol değerlerini kontrol altında tutmak da büyük önem taşıyor. Kalp sağlığını yalnızca bir hastalık ortaya çıktığında gündeme gelen bir konu olarak görmemeliyiz. Kalp sağlığı aslında bir yaşam biçimidir.”
STRES DE KALBİN RİSK HARİTASINDA
Kalp-damar sağlığında yalnızca fiziksel risk faktörlerinin değil, psikososyal koşulların da dikkate alınması gerektiğini söyleyen Serdar Biçeroğlu, kronik stres, yaşam koşulları ve çevresel faktörlerin de genel sağlık üzerinde etkili olabileceğini ifade etti. Modern yaşamın beraberinde getirdiği yoğun tempo ve stresin, düzensiz beslenme ve hareketsizlikle birleştiğinde sağlık açısından olumsuz bir tablo oluşturabileceğini anlatan Biçeroğlu, özellikle masa başında geçirilen sürenin azaltılması ve günlük yaşamın daha hareketli hale getirilmesi gerektiğini söyledi.
KALP DOSTU BESLENME MÜMKÜN
Kalp sağlığında beslenmenin önemli bir yere sahip olduğunu belirten Biçeroğlu, günlük beslenme düzeninde doğal ve dengeli seçeneklere ağırlık verilmesini önerdi.
Biçeroğlu, sözlerine şöyle devam etti:
“Meyve ve sebzeler, tam tahıllar, bakliyatlar, zeytinyağı ve omega-3 açısından zengin balıkların dengeli bir beslenme düzeninde yer almasını öneriyoruz. Buna karşılık aşırı tuz, şeker, doymuş yağ ve işlenmiş et tüketiminin sınırlandırılması gerekiyor. Burada önemli olan tek bir gıdayı mucizevi bir çözüm olarak görmek değil, genel beslenme düzenini sağlıklı hale getirmektir.”
SİGARA VE HAREKETSİZLİK EN BÜYÜK TEHDİT
Sigara kullanımının kalp-damar hastalıkları açısından önemli risk faktörlerinden biri olduğunu vurgulayan Biçeroğlu, kalp sağlığını korumak isteyen kişilerin sigaradan uzak durmasının büyük önem taşıdığını söyledi.
Düzenli egzersizin de kalp sağlığı açısından koruyucu bir yaklaşım olduğunu belirten Biçeroğlu, kişinin yaşına, sağlık durumuna ve fiziksel kapasitesine uygun bir egzersiz programının yaşamın parçası haline getirilmesini önerdi.
TEKNOLOJİ TEDAVİDE ÖNEMLİ AVANTAJ SAĞLIYOR
Kardiyoloji alanında teknolojinin gelişmesiyle birlikte tanı ve tedavi seçeneklerinin de ilerlediğini ifade eden Biçeroğlu, koroner damar hastalıklarının değerlendirilmesinde görüntüleme yöntemlerinin önemli imkanlar sunduğunu söyledi.
Uzm. Dr. Biçeroğlu şu değerlendirmelerde bulundu:
“Koroner anjiyografi, kalbi besleyen damarların değerlendirilmesinde önemli bilgiler sağlıyor. Teknolojik gelişmeler sayesinde ince, kıvrımlı veya tamamen tıkalı damarlara yönelik girişimsel tedaviler de daha etkin şekilde uygulanabiliyor. Balon ve stent teknolojilerindeki gelişmeler, uygun hastalarda tedavi seçeneklerinin genişlemesine katkı sağladı.”
Stent teknolojisinin gelişmesinin yanı sıra stent uygulanan hastalarda kullanılan ilaç tedavilerinin de önemli bir yere sahip olduğunu belirten Biçeroğlu, tedavinin hastanın klinik durumuna ve damar hastalığının özelliklerine göre planlanması gerektiğini hatırlattı.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz