Güneydoğu Anadolu Bölgesi, 2026 yılının ilk yarısında hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri sektöründe önemli bir ihracat başarısına imza attı. Bölgeden gerçekleştirilen ihracat, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 3,6 artışla 1 milyar 809 milyon 595 bin dolara ulaştı.
Hububat sektörü, yüzde 30,8’lik payla bölge ihracatının lokomotifi konumunu korudu. Güneydoğu Anadolu Bölgesi, Türkiye’nin toplam hububat ihracatının yüzde 30,9’unu tek başına gerçekleştirerek ülke genelinde liderliğini sürdürdü. Altı aylık dönemde yaklaşık 608 bin ton makarna, 395 bin ton buğday unu ve 240 bin ton ayçiçek yağı dünya pazarlarına sunuldu. Gelir kalemlerinde ayçiçek yağı 392,5 milyon dolarla ilk sırada yer alırken, makarnanın ihracatı yüzde 14,5 artışla 328 milyon dolara ulaştı. Pazar bazında ise Orta Doğu’ya ihracat 726 milyon dolar olurken, Afrika pazarında yüzde 20,9’luk artışla 651,2 milyon dolarlık ihracat hacmi yakalandı.
STRATEJİK HEDEF: KÜRESEL GIDA ARZINDA KALICILIK
Merkezi Gaziantep’te bulunan Güneydoğu Anadolu Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Celal Kadooğlu, bölgedeki jeopolitik gelişmelere rağmen uzun vadeli planlamalara odaklandıklarını vurguladı. Kadooğlu, “Küresel gıda arzında dalgalanmaların yarattığı kısa vadeli riskleri yönetirken, geleceğin kalıcı pazarlarını inşa ediyoruz. Uzak Ülkeler Stratejimiz kapsamında, orta sınıfı büyüyen ve kaliteli gıdaya talebi artan tüm ülkeleri radarımızda tutuyoruz” dedi.
ÇİN PAZARINDA SEKTÖREL ATAK
Dünyanın en büyük ikinci tarım ithalatçısı konumundaki Çin’in stratejik bir öneme sahip olduğunu belirten Kadooğlu, Şangay ve Guanco şehirlerine yönelik sektörel ticaret heyeti programı için hazırlıkların tamamlandığını açıkladı. Kadooğlu, “Temmuz sonunda gerçekleştireceğimiz Sektörel Ticaret Heyeti’ni, Çin pazarındaki sürdürülebilir ihracat hedeflerimizin ve uzun vadeli ticari ortaklıklarımızın güçlü bir temeli olarak konumlandırıyoruz” ifadelerini kullandı.
ASYA VE OKYANUSYA’DA BÜYÜME STRATEJİSİ
Hububat sektörünün Asya ve Okyanusya pazarlarına yönelik genişleme stratejisini değerlendiren Kadooğlu, bu bölgelerdeki ihracat payının henüz yüzde 5-6 seviyelerinde olduğunu, ancak potansiyelin oldukça yüksek olduğunu belirtti. Japonya ve Güney Kore’deki fuarlarda ‘Türkiye Gıda İhracatçıları’ markası çatısı altında elde edilen başarıya dikkat çeken Kadooğlu, şunları kaydetti:
“Geleneksel pazarlarımızdaki liderliğimizi pekiştirirken, Asya’nın yüksek potansiyelli pazarlarında da kalıcı bir yer edinmek adına küresel hamlelerimize aralıksız devam edeceğiz. Türk ürünlerinin bu coğrafyadaki rekabet gücü ve pazar iştahı, doğru stratejilerle somut başarılar elde edebileceğimizin en net kanıtıdır.”






