Estetik, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Karacalar, bağırsak bakterileri, obezite ve lipödem arasındaki bilimsel bağlantıları değerlendirdi. Lipödem hastalarında bağırsak sorunlarının yüzde 40’ın üzerinde bildirildiğine dikkat çeken Prof. Dr. Karacalar, mikrobiyotanın metabolik hastalıklardaki rolünü paylaştı.
Obezitede bağırsak bakteri dengesizliğinin, bağırsak bariyeri ve kronik yangı ile olan ilişkisi üzerinde güçlü bilimsel kanıtlar olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Ahmet Karacalar, süreci şu bilimsel verilerle aktardı:
“Bağırsaklarımızda yaşayan trilyonlarca mikroorganizmanın oluşturduğu mikrobiyota, yalnızca sindirim sisteminin bir parçası değil; enerji metabolizması, bağışıklık sistemi, bağırsak bariyerinin bütünlüğü ve inflamatuvar yanıtlarla da yakından ilişkili karmaşık bir ekosistemdir. Araştırmalar, bağırsak mikrobiyotasındaki değişikliklerin bağırsak geçirgenliğini etkileyebileceğini ve bunun sonucunda bakteriyel ürünlerin, özellikle lipopolisakkaritlerin (LPS), dolaşıma geçerek yangıya katkıda bulunabileceğini gösteriyor. Ancak disbiyoz olarak bilinen bu durumun obezitenin nedeni mi, sonucu mu, yoksa iki yönlü bir ilişkinin parçası mı olduğu henüz tam olarak açıklanmamıştır. Bulgular, bağırsak mikrobiyotasının kilo yönetimi ve metabolik sağlık açısından araştırılması gereken önemli bir biyolojik sistem olduğunu düşündürüyor.”
LİPÖDEM VE OBEZİTE BİRBİRİNİ TETİKLEYEBİLİR
Obezite ve lipödemin farklı tablolar çizdiğini, ancak birbirini tetikleyebildiğini belirten Prof. Dr. Karacalar, hastalığın doğasını şöyle özetledi:
“Lipödem ve obezite birlikte bulunabilir ve obezite, lipödemli kişilerde yağ dokusu yükünü, inflamasyonu ve lenfatik sistem üzerindeki mekanik stresi artırabilir.”
İTALYA’DAKİ ÇALIŞMAYA DİKKAT ÇEKTİ
Lipödemin kronik yangılı bir hastalık olmasının, bağırsak bakterilerindeki bozulan dengenin bu yangıyı artırabileceğini düşündürdüğünü ifade eden Prof. Dr. Karacalar, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Çalışmalar mikrobiyal farklılıklara işaret etmektedir. Lipödemli hastalarda sıklıkla bağırsak sorunları olduğunu gözlemliyoruz. İtalya’da yapılan bir çalışmada düzensiz bağırsak hareketleri, kabızlık, IBS ve diğer intestinal hastalıklar lipödemli hastalarda yüzde 40’ın üzerinde bildirilmiştir.”
SIBO VE LİPÖDEM İLİŞKİSİ ARAŞTIRILIYOR
Bozulan bağırsak florasının lipödem gelişimindeki olası etkilerine de değinen Prof. Dr. Karacalar, açıklamalarını şu şekilde tamamladı:
“Lipödemde artmış bağırsak geçirgenliğinin yanında SIBO’nun (İnce Bağırsakta Aşırı Bakteri Üremesi) lipödemin gelişimine katkıda bulunabileceği veya lipödemin bazı mekanizmaları nedeniyle SIBO’ya zemin hazırlayabileceği bilimsel çevrelerde tartışılmaktadır. Gelecekte geliştirilecek beslenme ve mikrobiyota temelli yaklaşımların lipödem tedavisinde kullanılma potansiyeli vardır.”






