Gaziantep Büyükşehir Belediyesi’nin Suriye’ye 5 adet yolcu otobüsü hibe etmesi ve Şahinbey Belediyesi’nin Suriye’ye 5 çöp kamyonu vermesi ile park alanı inşa edeceğine yönelik açıklamaları, kamuoyunda geniş yankı ve tartışmalara yol açtı.
MEHMET PAMUK’TAN SERT ELEŞTİRİ
Zafer Partisi Kurucular Kurulu Üyesi ve eski belediye başkan adayı Mehmet Pamuk, söz konusu gelişmeleri sert ifadelerle eleştirdi. Pamuk, Gaziantep’te vatandaşların geçim sıkıntısı çektiği, esnafın ayakta kalma mücadelesi verdiği ve gençlerin işsizlikle boğuştuğu bir dönemde belediyelerin önceliğinin yurtdışına otobüs göndermek ya da sınır ötesinde park yapmak olmaması gerektiğini vurguladı.
“ÖNCELİK KENDİ ŞEHRİN İNSANIDIR”
Mehmet Pamuk, yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:
“Gaziantep’te vatandaş geçim sıkıntısıyla mücadele ederken, esnaf ayakta kalma savaşı verirken, gençler işsizlikle boğuşurken belediyelerin önceliği yurtdışına otobüs göndermek ya da sınır ötesinde park yapmak olmamalıdır. Öncelik kendi şehrinin insanıdır.”
KAMU KAYNAĞININ KULLANIMINA TEPKİ
Pamuk, belediye bütçelerinin kullanım biçiminin ciddi bir kamu vicdanı sorgulamasına açık olduğunu belirterek, tepkilerin yalnızca 5 otobüs meselesiyle sınırlı olmadığını ifade etti. Hac ve umre organizasyonları, öğrencilere veya belirli gruplara dini ziyaret hediyeleri, karne getirene bisiklet-ayakkabı dağıtımı, emeklilere nakit destek gibi uygulamaların kamu kaynağının seçici dağıtımı anlamına geldiğini savundu.
Mehmet Pamuk, “Bugün tepki yalnızca 5 otobüs meselesine değildir. Bu karar, zaten birikmiş rahatsızlıkların son damlasıdır. Belediyelerin hac ve umre seyahatleri organize etmesi, öğrencilere ya da belirli gruplara dini ziyaretleri ‘hediye’ etmesi, karne getirene bisiklet ya da ayakkabı dağıtması, belli sayıdaki emekliye nakit destek açıklaması; bunların tamamı kamu kaynağının seçici dağıtımıdır. Bu milletin ödediği vergiler, siyasi sempatiye göre dağıtılamaz. Başkalarının helal etmediği para ile Hacca, Umreye gidilmez. Gidenin 3 defa düşünmesi lazım çünkü kabul olmaz” dedi.
SOSYAL YARDIMLAR POPÜLİZM Mİ?
Pamuk, sosyal yardım politikalarının oy devşirme aracı haline getirildiğini ileri sürdü ve şunları kaydetti:
“Belediyecilik; promosyon dağıtma, beyaz eşya verme, evlilik süresine göre ödül sunma faaliyeti değildir. Siz refahı kalıcı biçimde üretmek yerine, geçici hediyelerle algı yönetimi yaparsanız bu sosyal politika değil, popülizmdir. Kamu bütçesi kişisel takdir alanı değildir. Bunlar da yetmez gibi çeşitli vakıflara, Ankara’nın isteği üzerine milyarlar akıtılmaktadır.”
İMAR SÜREÇLERİNDE ŞEFFAFLIK TALEBİ
İmar uygulamalarına da değinen Pamuk, vatandaştan alınan oranların tartışmalı olduğunu, yüzde 40 olması gereken kesintilerin fiiliyatta daha yüksek çıktığını ve artan arsaların satış yöntemlerinin şeffaf olmadığını iddia ederek, “Belediye yönetimi sosyal adalet iddiasındaysa önce bu süreçleri tam şeffaflıkla kamuoyuna açıklamalıdır” ifadelerini kullandı.
GAZİANTEP’İN TEMEL SORUNLARI GÖZ ARDI MI EDİLİYOR?
Pamuk, şehrin mülteci yükü altında sosyolojik baskı yaşadığını, şiddet olaylarının arttığını, ekonomik daralmanın derinleştiğini ve gençlerin gelecek kaygısı taşıdığını belirterek, “Böyle bir tabloda yurtdışına otobüs göndermek sembolik bir jest olabilir; fakat Gaziantep halkı için öncelik değildir” dedi.
“BELEDİYECİLİK RESETLENMELİDİR”
Mehmet Pamuk sözlerini şu ifadelerle tamamladı:
“Ben kendi ödediğim vergilerle başka vatandaşlara siyasi tercih üzerinden ayrıcalık sağlanmasını kabul etmiyorum. Sosyal destek olacaksa objektif kriterlerle, eşitlik ilkesiyle ve sürdürülebilir kalkınma modeliyle yapılmalıdır. Belediyecilik resetlenmelidir. Öncelik; şehrin güvenliği, istihdamı, altyapısı ve sosyal huzuru olmalıdır. Kamu kaynağıyla popülerlik değil, adalet üretilmelidir.”






