Güneydoğu Anadolu’nun 5 aylık hububat sektörü ihracatı 1,5 milyar dolar

0
18

Güneydoğu Anadolu Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri sektörü, 2026 yılının ilk 5 ayında 1,5 milyar dolarlık ihracata imza attı. Bölgenin 4,8 milyar dolarlık toplam ihracatı içinde yüzde 30,9’luk paya sahip olan sektör, bu dönemde de bölgenin lokomotifi olduğunu kanıtladı.
Güneydoğu Anadolu’dan 5 aylık süreçte ihracatın yıldızı ayçiçek yağı ve makarna oldu. İhracatta en yüksek geliri sağlayan ayçiçek yağı, yüzde 22,7’lik artışla 331,5 milyon dolara ulaşırken, ikinci sıradaki makarnanın ihracatı ise yüzde 8,8 artışla 269 milyon dolar olarak gerçekleşti. Söz konusu dönemde 497,3 bin ton makarna, 332,8 bin ton buğday unu ve 203,2 bin ton ayçiçek yağı dünya pazarlarına sunuldu.
“YENİ KORİDORLAR, GIDA ARZ GÜVENLİĞİMİZ İÇİN STRATEJİK ÖNEME SAHİP”
Küresel ticaretteki lojistik tıkanıklıkların güvenilir kara koridorlarına olan ihtiyacı artırdığına dikkat çeken Güneydoğu Anadolu Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Celal Kadooğlu, bölgedeki normalleşme adımlarının ticarete güç katacağını vurguladı.
Suriye güzergahındaki operasyonel istikrarın ve yeni transit hatların Türkiye’nin gıda arz güvenliğindeki rolünü pekiştireceğini belirten Kadooğlu, şu değerlendirmede bulundu:
“Orta Doğu’daki belirsizlikler, tedarik zincirlerinde kara koridorlarını bir zorunluluk haline getirdi. İslahiye ve Nusaybin gibi sınır kapılarının tam kapasiteyle devreye alınması ve ‘Kalkınma Yolu’ vizyonu, sanayicimizin ürünlerini Körfez’in derinliklerine en kısa sürede ulaştıracaktır. Türkiye-Suriye-Ürdün ve Suudi Arabistan hattının kesintisiz bir transit rotaya dönüşmesi, ikili ticaretin çok ötesine geçen stratejik bir kazanım sağlayacaktır.”
“HAMMADDE TEDARİKİNDE PROAKTİF VE RASYONEL YÖNETİM”
Tedarik süreçlerini çok yönlü bir stratejiyle yönettiklerini belirten Kadooğlu, yeni hasat dönemine dair beklentilerini de paylaştı. Bu yıl yağışların bereketiyle hububat rekoltesinde tarihi seviyeler beklediklerini ifade eden Başkan Kadooğlu, şöyle konuştu:
“İç piyasa dinamiklerimizi ve üreticimizi koruma önceliğimizden taviz vermiyoruz. Ancak üretim maliyetlerini dengelemek ve yüksek kaliteyi standardize etmek amacıyla uluslararası piyasalardan hammadde tedariki rasyonel bir zorunluluktur. Tedarik zincirimizin her halkasını, katma değerli ihracat vizyonumuza hizmet edecek şekilde yönetmeye devam edeceğiz.”

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz