Güçyetmez: “Yapı güvenliği ve mühendis hakları yasal güvenceye kavuşturulmalı”

0
107

TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Merkez Yönetim Kurulu Üyesi Burkay Güçyetmez, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin yeni yasama yılının başlamasıyla birlikte inşaat mühendislerinin yıllardır biriken sorunlarını ve yapı güvenliğine dair çözüm önerilerini Meclis gündemine taşıdıklarını açıkladı.
Güçyetmez, İMO Merkez Yönetimi olarak yürüttükleri kapsamlı çalışmalar neticesinde hazırlanan raporun ve taleplerin, 1 Ekim 2026 tarihi itibarıyla TBMM Başkanlığına, Meclis Başkanvekillerine ve ilgili Komisyon Başkanlıklarına resmen iletildiğini belirtti.
“YAPI GÜVENLİĞİ DOĞRUDAN YAŞAM HAKKIDIR”
Uzun yıllar yerelde yürüttüğü başarılı çalışmaların ardından İMO Merkez Yönetim Kurulu çatısı altında görev yapan Güçyetmez, mesleki sorunlara ulusal çapta ve yasal zeminde kalıcı çözümler üretmek için büyük bir çaba harcadıklarını vurguladı. Yaşanan her büyük afetin, güvenli yapılaşmanın yalnızca teknik bir konu olmadığını gösterdiğini ifade eden Güçyetmez, şunları kaydetti:
“Yaşadığımız her büyük afet, güvenli yapılaşmanın yalnızca teknik bir konu olmadığını; doğrudan yaşam hakkı, kamu yararı ve toplumsal güvenlik meselesi olduğunu bizlere bir kez daha göstermektedir. İnşaat mühendisliği alanında uzun yıllardır çözümü ertelenen bu yapısal sorunların çözümü, yalnızca mesleki bir gereklilik değil, aynı zamanda kamusal bir sorumluluktur.”
YENİ YASAMA DÖNEMİNDE ACİL YASAL ÇÖZÜM BEKLENTİLERİ
İMO Genel Merkezi’nin hazırladığı dosyada yer alan acil yasal düzenleme beklentileri şu başlıklarla özetlendi:
Mesleki Yetkinlik ve Sorumluluk: Mesleki yetkinlik ve uzmanlaşmanın yasal güvenceye kavuşturulması, mühendislerin yetkileri ile cezai sorumlulukları arasında adil bir denge kurulması gerekmektedir.
Şantiye Şefliği ve Yapı Denetimi: Şantiye şefliği fiilen ve sürekli yürütülen bir hizmet olmaktan uzaklaşmış; yapı denetimi ticari ilişkilerin baskısı altında kalmış ve proje hizmetleri sınırsız fiyat rekabetine terk edilmiştir.
Kamuda Yetersiz İstihdam: Kamuda çalışan inşaat mühendisleri hak ettikleri ücret ve özlük haklarından yoksun bırakılmakta; yetersiz teknik kadrolar ve taşeronlaşma kamunun denetim gücünü zayıflatmaktadır.
Özel Sektörde Güvencesiz Çalışma: Özel sektördeki mühendisler düşük ücretler, uzun çalışma süreleri, fazla mesai ve iş güvencesizliğiyle karşı karşıyadır. İşveren baskısı altındaki bir sistemde etkin denetimden söz edilemez.
Genç ve Kadın Mühendisler: Araştırmalara göre her üç mühendisten biri, genç mühendislerin ise yaklaşık yarısı işsizdir. Ayrıca kadın mühendisler istihdam ve çalışma yaşamında ayrımcılıkla karşı karşıya kalmaktadır.
Güçyetmez açıklamasının sonunda, mühendislik mesleğini savunmanın halkın yaşam hakkını ve ülkenin güvenli geleceğini savunmak anlamına geldiğini belirterek Meclis’i bu çağrıya kulak vermeye davet etti

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz