TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Genel Merkez Yönetim Kurulu Üyesi Burkay Güçyetmez, kamuoyunda “İmar Barışı” olarak bilinen düzenleme kapsamında Yapı Kayıt Belgesi verilen yapıların deprem güvenliğinin tespit edilmesi ve denetlenmesi için ilgili kurumlara çağrıda bulunduklarını açıkladı. Güçyetmez, Gaziantep’in toplam konut stoku içerisindeki yapı kayıt belgesi düzenlenmiş yapı oranı bakımından Türkiye geneline göre ilk 10 il arasında yer almasının şehir adına düşündürücü olduğunu belirtti.
İMAR BARIŞI YAPILARI TEKNİK İNCELEMEDEN GEÇİRİLMEDİ
İnşaat Mühendisleri Odası, Yapı Kayıt Belgesi verilen binaların deprem güvenliğinin sağlanması ve bu yapılara ilişkin bilgilerin şeffaf hale getirilmesi amacıyla 27 Ağustos 2026 tarihinde Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına resmi başvuruda bulundu.
2018 yılında İmar Kanunu’na eklenen Geçici 16. madde kapsamında ruhsatsız ya da projeye aykırı yapılara herhangi bir teknik inceleme yapılmaksızın, tamamen mülk sahibinin beyanına dayanarak belge düzenlendiğini hatırlatan Güçyetmez, Anayasa Mahkemesinin 23 Temmuz 2024 tarihli kararına dikkat çekti.
Söz konusu kararla birlikte idarenin denetim sorumluluğunun ortadan kaldırılamayacağının hükme bağlandığını vurgulayan Güçyetmez, aradan geçen zamana rağmen bu binaların depreme dayanıklılığı konusunda somut bir çalışma yapılmadığını ifade etti.
TÜRKİYE BİR DEPREM ÜLKESİDİR
Güçyetmez, “Ülkemiz dünyanın en önemli deprem kuşaklarından biri üzerinde bulunmakta olup, yüz ölçümümüzün yüzde 66’sı en tehlikeli alanda, yüzde 96’sı ise yıkıcı depremler üretebilecek nitelikte alanlarda yer almaktadır. 1999 Gölcük ve Düzce depremlerinden, son olarak en ağır yıkımı yaşadığımız 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş depremlerine kadar geçen süreç, topraklarımızın ve nüfusumuzun büyük bir bölümünün afet tehlikesi altında olduğunu acı bir şekilde defalarca göstermiştir” dedi.
GAZİANTEP İLK 10 İL ARASINDA YER ALIYOR
Ülke topraklarının ve nüfusun çok büyük bir bölümünün afet riski altında olduğunu belirten Güçyetmez, 1999 depremlerinin ardından önemli yasal tedbirler alınmasına rağmen plansız şehirleşme ve kayıt dışı yapılaşmanın kronik bir sorun olmaya devam ettiğini söyledi.
İmar Barışı ile denetimsizlığin yasalaştırıldığını belirten Güçyetmez, bugün bu binaların birçoğunun el değiştirdiğini, tapu kütüğüne işlenmeyen belgeler nedeniyle yeni alıcıların olası risklerden habersiz olduğunu vurguladı ve Gaziantep’in yapı kayıt belgeli yapı stoku oranında Türkiye’de ilk 10 il arasında bulunmasının yarattığı risklere dikkat çekti.
BAKANLIKTAN ŞEFFAFLIK VE DEPREM PERFORMANS ANALİZİ TALEBİ
Olası bir depremde yaşanabilecek can ve mal kayıplarının önüne geçilmesi amacıyla İMO tarafından Bakanlığa iletilen talepler şu başlıklardan oluştu:
Yapı Kayıt Belgesi bulunan tüm yapı ve bağımsız bölümlerin bilgilerinin TAKBİS sistemine entegre edilmesi.
Tapu işlemleri sırasında alıcıların binaların durumunu açıkça görebilmesini sağlayacak yasal düzenlemelerin hayata geçirilmesi.
Belgeli tüm yapılar için acilen deprem performans analizlerinin gerçekleştirilmesi.
Riskli olduğu tespit edilen binalarda tahliye, güçlendirme veya yıkım süreçlerinin gecikmeksizin başlatılması.
Bu yapıların idarenin denetim ve gözetim sorumluluğu altında olduğunun ilgili tüm kurumlara bildirilmesi.






