Gaziantep’te üç kuşaktır sürdürülen takunyacılık mesleğinin son temsilcilerinden biri olan 68 yaşındaki Ömer Dük, unutulmaya yüz tutan bu geleneği minyatür takunyalar üreterek yeniden hayata döndürüyor. Dük, el emeği göz nuru ürünleriyle hem geçmişin kültürünü geleceğe taşımayı hem de Gaziantep turizmine katkı sunmayı amaçlıyor.

Geçmişte Gaziantep’te günlük yaşamın önemli bir parçası olan ve gelinlerin çeyizlerinde de yer alan takunyacılık mesleği, teknolojinin ve değişen yaşam koşullarının kurbanı olarak unutulmaya yüz tuttu. Üçüncü kuşak takunyacı olan 68 yaşındaki Ömer Dük ise yaklaşık 20 yıl aradan sonra yeniden atölye başına geçerek mesleğini sürdürmeye karar verdi.
“GAZİANTEP’İN KÜLTÜRÜ ÖLMESİN, YAŞASIN”
Çocukluk yıllarından itibaren takunyacılığın içinde büyüyen Dük, mesleğin giderek yok olduğunu fark edince yıllar sonra yeniden üretim yapma kararı aldı. Geleneksel takunyaları bu kez nostaljik birer obje olarak minyatür boyutlarda hazırlayan Dük, bu ürünleri özellikle kenti ziyaret eden yerli ve yabancı turistlerin ilgisine sunuyor.
Mesleği yeniden canlandırma kararının ardındaki temel motivasyonun Gaziantep kültürünü yaşatma isteği olduğunu belirten Ömer Dük, şu ifadeleri kullandı:
“Bu mesleğin unutulmaya yüz tuttuğunu gördüğüm için yaklaşık 20 yıl sonra yeniden mesleği yaşatmaya karar verdim. Gaziantep’in kültürü ölmesin, yaşasın diye çaba gösteriyorum. Gaziantep’te yıllar önce herkesin giydiği, gelinlerin çeyizlerinde yer alan takunyaları şimdi nostaljik bir obje olarak minyatür şekilde yapıyorum.”
GELECEK KUŞAKLARA AKTARILAN BİR DEĞER
Minyatür takunyaların geçmişle bugün arasında çok güçlü kültürel bir bağ kurduğunu dile getiren Dük, el emeğiyle hazırladığı bu özgün ürünlerin Gaziantep’in geleneksel değerlerinin tanıtımına da büyük bir katkı sağladığını ifade ediyor.
Yok olmaya yüz tutan mesleklerin gelecek kuşaklara aktarılması gerektiğini altını çizen zanaatkâr, geleneksel el sanatlarının şehrin turizm potansiyeli açısından da hayati bir değer taşıdığını vurguluyor.






