Ressam Cenk Mısırlıoğlu, “Biraz Taş, Biraz Hayvan, Biraz Düş” isimli resim sergisini SANKO Sanat Galerisi’nde Gaziantepli sanatseverlerle buluşturdu.
Cenk Mısırlıoğlu, eserlerinde de yer verdiği hayvan figürlerinin, yalnızca doğanın bir parçası değil; insanın dizginleyemediği hırslarının, öfkesinin ve nefsinin zoomorfik birer yansıması olarak tezahür ettiğini söyledi.

Mısırlıoğlu, kendisi için sarsılmaz bir hafızayı ve kurbanın üzerinde icra edildiği antik sunakları temsil eden “Taş” kavramının; şehrin kalker ve bazalt dokusundan, Hitit kabartmalarının ham maddesi olan Yesemek Taş Ocağı’na ve Zeugma’nın zeminlerini nakış gibi süsleyen o incecik mozaik taşlarına (tessera) kadar sinmiş olan arkeolojik belleği simgelediğini ifade etti.

Eserlerini Gaziantepli sanatseverler ile buluşturmaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Mısırlıoğlu, “Eserlerime ev sahipliği yapan SANKO Sanat Galerisi Yönetimine ve Küratör Aslı Özen Hocamıza teşekkür ediyorum” diye konuştu.

Konuşmaların ardından SANKO Sanat Galerisi Yürütme Kurulu Üyesi Murat Köylüoğlu, SANKO Holding adına “Zeugma Fırat’ın Gerdanlığı” isimli yayını Cenk Mısırlıoğlu’na takdim etti.

Cenk Mısırlıoğlu’nun 15 eserinin yer aldığı sergi, SANKO Park AVM üçüncü katta bulunan SANKO Sanat Galerisi’nde 23 Ocak 2026 tarihine kadar her gün 12.00-20.00 arasında gezilebilecek.

CENK MISIRLIOĞLU KİMDİR?
Cenk Mısırlıoğlu, 1989 yılında İzmir’de doğdu. Resim çalışmalarına 2005 yılında başladı. 2012 yılında Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü’nden mezun oldu.
Bugüne kadar birçok karma sergiye katılan sanatçının 7 kişisel sergisi bulunmaktadır. Eserleri Turgut Pura ve DYO gibi prestijli yarışmalarında eserleri sergilenmeye değer görülmüş; 2023 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın düzenlediği 20. Şefik Bursalı Resim Yarışmasında başarı ödülüne layık bulunmuştur.
Sanat pratiğinde figüratif dışavurumcu üslup benimseyen Mısırlıoğlu, hayvan figürleri üzerinden insan doğasının katmanlarını araştırır. Zayıflık, güç, içgüdü ve özgürlük gibi kavramları hayvan imgeleri aracılığıyla ele alırken, doğa ile insan arasındaki kopan bağı görünür kılmayı amaçlar. Anadolu’nun mitolojik ve kültürel zenginliğinden beslenen üretimleri, geçmiş ile bugünü buluşturarak, kolektif hafızaya evrensel bir anlatı sunar.
Sanatçı çalışmalarını İzmir’deki atölyesinde sürdürmektedir.





