BAŞARISIZLIK VE NARSİZM

0
58

Nurcan CEYRAN
Önceleri bir amacı bir ideolojisi, hedefi olan insanların peşinden giderdi insanlar. Ya siyasi görüşü önem arz eder, ya kar zarar çıkarları, ya çevre edinme ya da çoğaltma kavramları öncelikli idi.
Şimdilerde ise sözde bir topluluğunun başına getirilen insanlara bakılınca genel olarak değerlendirmek gerekirse; amacının farkında olmayan, yada yürüdüğü yolu, sözde hedefini tasfir edebilecek yetenek yada donanımın olmadığını, sırf birilerinden söz alarak, kıyak geçilmesi için, rüşvetimsi bir alışveriş içine girilerek boş beleş insanların bir yerlerde ısrarla tutma çabalarını fark etmek çok acı!
Yani NARSİST denilen, kendini beğenmiş, sadece bir yerlerde var olabilmek adına, varmış gibi görünmek uğruna, bir yerlere tutunarak olduğu kimlikten farklı görünmek amacında olan insanlar topluluğu ile dolduk adeta.
Bir yöneticinin, liderin yada bireyin 3 şikayet alması, yada olumsuz kötü eleştiriye maruz kalması artık yeter denilip, şapkayı çıkarıp masaya bırakma zamanının geldiğinin habercisidir aslında.
Ya da disiplin kurulu denilen, var olan fakat hiç bir zaman işlemeyen bir kol, yön, yada gurup dediğimiz bir atmosfere taşınmıyorsa, yanlış yapanın bu muhakeme kulvarında ipi çekilemiyorsa toplumumuzda düzen, liderlik, başarı gibi hiç bir güzellikten bahsetmek mümkün değil artık.
Kişinin ideolojisi sadece “ben” değil, “bizler” diye başlayarak oluşur. Bunu oluşturabilenler hem kendini, hem arkasından gelen topluluğu, hemde amaçladığı hedefe, en doğru ve asil bir duruş ile ulaştırır.
Bir kitleyi, topluluğu, veya en küçük gurup denilen kişilere bile kulak veremeyen kulaksızlar, sözde baş olmak yerine sadece kendini değil var olduğu, yada olmaya çalıştığı yeri de yerle bir eder.
Genel olarak başarısız bir toplum olmanın belkide başlıca nedenleri kişilerin, kendilerini bilmiyor olmaları olabilir mi acaba?
Kürşat’ın, 40 çerisi ile Çin’e meydan okumasını düşürsek azınlıkta olmak önemli değil. Amacına kilitlenip, herşeyden fedakarlık ederek, korkmadan yürümek insanı belki başarılı kılmaz ama doğru, iyi ve onurlu bir efsane yapar.
Tıpkı arkasında büyük bir kalabalık olmasına rağmen gitmesi gereken zaferin neferlerini dağıtmayı başarıp, tek tabanca kalarak başarısızlığa adım adım gittiğini görmediği gibi, en yakınındakilerin “hadi boş ver, reklamın iyisi kötüsü olmaz” kavramını benimseyip, onurlu bir başarı yerine onursuz bir isim yapmanın ikilemi arasında kalmanın kahramanlarını çoğaltıyoruz belki de!

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz