Nurcan CEYRAN
Toplumun gündemi, sık sık kadının bedeni üzerinden hararetli tartışmalara sürükleniyor. Kadının eteğinin boyu, giydiği kıyafet, kahkahası günlerce manşet oluyor. Ne giyse gözler üzerinden ayrılmıyor; toplum içinde konuşmaya gelince ise en ağır hakaretlerle eleştiriliyor.
Peki, asıl namussuzluğu yapan kim? Kadını gözleriyle didik didik edip ardından dedikodu yapanlar mı, yoksa kimseyi ilgilendirmeyen kıyafetin rengini, desenini tercih eden kadınlar mı?
Oysa kadının yaşam hakkı, bu tartışmaların gölgesinde sessizce yok ediliyor. Kadın cinayetleri ve çocuk istismarı, kıyafetler üzerinden yürütülen ahlak tartışmaları kadar gür bir sesle konuşulmuyor.
Kadının bedeni “ayıp” sayılırken, yaşam hakkı sessizlikle geçiştiriliyor. Günde en az 3-5 kadın cinayeti haberi duyuyoruz: Silahla vurulanlar, 14-15 bıçak darbesiyle katledilenler, valizlere konulup taşınan kadın cesetleri… Bu korkunç gerçekler, maalesef toplumun gündeminde yeterince yer bulamıyor.
VİCDANIN ÇIPLAKLIĞI
Kıyafet üzerinden ahlak tartışmaları yapılırken, kadının yaşam hakkı her gün elinden alınıyor. İşte biz buna “vicdanın çıplaklığı” diyoruz. Mesele mini etek, başörtüsü ya da “açık-saçıklık” değil; mesele, insana verilen değerin yokluğu.
Kadını bir kumaş parçasıyla ölçen zihniyet, yok edilen hayatları görmezden geliyor. Çocuğun üzerine çöken karanlık, susturulan çığlıklar, annesinin koynunda toprağa giren minicik bedenler…
Bunları konuşmaya cesaret edemiyoruz. Suskunluk, bu cinayetlerin ve istismarların en büyük ortağı. Hâlâ bitmeyen çocuk taciz ve tecavüzleri, sokak ortasında alenen kaçırılmaya çalışılan 9-10 yaşındaki çocuklar… Bu sapkın zihniyetleri nasıl durduracağımız, gerçekten hepimizin en büyük sorusu olmalı.
Bir ülkenin gerçek ilerlemişliği, kadınlarına ve çocuklarına verdiği değerle ölçülür. Ama biz hâlâ onların hayatını değil, bedenini tartışıyoruz.
ASIL AHLAK, YAŞAM HAKKINA SAYGIDIR
Kadının eteğiyle uğraşmayı bırakıp canına sahip çıkmadıkça, çocuklara “sus” demeyi bırakıp masumiyetlerini korumadıkça, bu karanlık bitmeyecek. Asıl ahlak, yaşam hakkına saygı göstermektir. Asıl namus, kadını ve çocuğu korumaktır. Bu gerçeği görmezden geldiğimiz sürece, toplumun en çıplak hali kendi vicdansızlığı olarak kalacaktır.
Herkese, vicdanın sesini yükselteceği bir hafta diliyorum…