Zafer Partili Pamuk’tan fon skandalı çıkışı: “Kimse hukukun üzerinde değil!”

0
310

Zafer Partisi Kurucular Kurulu Üyesi Mehmet Pamuk, son günlerde kamuoyuna yansıyan fon işlemleriyle ilgili iddialar ve İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma hakkında değerlendirmelerde bulundu. Makamların kişisel servet oluşturma aracı olmadığını vurgulayan Pamuk, iddialar karşısında kayıtların incelenmesi ve gerçeğin ortaya çıkarılması gerektiğini belirtti.
“TÜRKİYE’DE ADALETE GÜVEN YENİDEN GÜÇLENDİRİLMELİDİR”
Türkiye’de vatandaşın en önemli beklentilerinden birinin adalete ve kamu kurumlarına olan güvenin yeniden güçlendirilmesi olduğunu ifade eden Mehmet Pamuk, bunun yolunun iddiaların üzerinin örtülmesinden değil, bütün kayıtların açık ve hukuka uygun şekilde incelenmesinden geçtiğini söyledi.
Son günlerde AK Partili eski bakan ve genel başkan yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya ile eşi İlyaz Kaya hakkında yüksek tutarlı fon işlemleri yapıldığı yönünde iddiaların kamuoyuna yansıdığını belirten Pamuk, bu durumun henüz kesinleşmiş bir yargı kararı anlamına gelmediğinin altını çizdi.
Ortada bir iddia bulunduğunu ifade eden Pamuk, banka kayıtları, fon hareketleri, alım-satım işlemleri, para transferleri ve mal varlığındaki değişimlerin hukuk çerçevesinde incelenmesi gerektiğini dile getirdi.
“DEVLETİN ELİNDEKİ BU KAYITLAR İNCELENMELİDİR”
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturma kapsamında Merkezi Kayıt Kuruluşu’ndan bazı fonlara ilişkin kuruluşlarından tasfiye sürecine kadar yatırımcı ve işlem kayıtlarının istendiği, özellikle Temmuz, Ağustos ve Eylül 2026 döneminde fonlardan çıkış yapan yatırımcıların adet, tutar ve bakiye bilgilerinin talep edildiği kamuoyuna yansıdı. Bu gelişmenin önemine dikkat çeken Pamuk, şu değerlendirmelerde bulundu:
“Devletin elinde bu kayıtlar incelenmelidir. Kim ne kadar para yatırmış, hangi tarihte işlem yapmış, hangi tarihte çıkmış, kazanç nasıl oluşmuş, kullanılan kaynak nereden gelmiş; bütün bunların cevabı belgelerde vardır. Hukuk devleti, söylentilerle değil belgelerle hareket eder.”
“KİMSE HUKUKUN ÜZERİNDE DEĞİLDİR”
Bu meselenin yalnızca bir kişinin, bir ailenin veya bir siyasi partinin meselesi olmadığını vurgulayan Pamuk, kamu görevinde bulunan herkes açısından şeffaflık ve hesap verebilirliğin esas olduğunu kaydetti. İktidar mensubu, muhalefet mensubu, iş insanı veya kamu görevlisi olunmasının sonucu değiştirmemesi gerektiğini belirten Pamuk, herhangi bir kişi hakkında kesin hüküm verilmeden önce yargı sürecinin tamamlanması gerektiğini ifade etti:
“Bizim istediğimiz intikam değil, adalettir. Birilerine gece yarısı operasyonu yapılırken bu siyasetçilere niçin yapılmıyor? Kuvvetli şüphe ve hukuken gerekli şartlar varsa, yetkili makamlar kanunun öngördüğü bütün tedbirleri gecikmeden uygulamalıdır. Mal varlığı tedbiri gerekiyorsa hukuk içinde uygulanmalıdır.”
“GERÇEK CESARET, GÜÇLÜ OLANA DOKUNABİLMEKTİR”
Kamuoyunda oluşan soru işaretlerinin ancak şeffaf bir soruşturmayla giderilebileceğini belirten Mehmet Pamuk, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Türkiye’nin ihtiyacı, birilerinin üzerine gitmek değil; kim olursa olsun hukukun karşısında aynı ölçünün uygulanmasıdır. Eğer ortada usulsüzlük yoksa bunu belgeler ortaya koyacaktır. Eğer hukuka aykırı bir işlem varsa yine belgeler ortaya koyacaktır. O zaman gereken hukuki işlem de yapılmalıdır. Kamu görevi yapanların, servet hareketleri ve mali işlemleri konusunda milletin karşısında verecekleri hesabın olması demokrasinin gereğidir. Gerçek cesaret, güçlü olana dokunabilmektir. Gerçek hukuk devleti ise güçlü veya güçsüz ayrımı yapmadan aynı hukuku uygulayabilmektir. Hiç kimse peşinen suçlu ilan edilmemeli; fakat hiç kimse de makamı, siyasi gücü veya çevresi nedeniyle denetimin dışında tutulmamalıdır. Bütün kayıtlar incelensin, bütün sorular cevaplandırılsın ve gerçek neyse millet onu bilsin.”

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz