HER YALAN BİR İTİRAF GİZLER

1
66

Seydi MİROĞLU
Hakkında ‘darbe’ suçlamasıyla ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istenen Osman Kavala hakkında Gezi davasına bakan İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından beraat ve tahliye kararı verildi. Bu beraat kararı tartışılırken, Gezi Olayları çevre protestosuydu ya da devlete meydan okumaydı tartışmaları tekrar gündeme düşürdü. (Bunun bir çevreci protestoyla başlayıp sonrasında bir Vandalizm’e dönüştüğüne, bir darbe teşebbüsü olduğunu düşünenlerdenim) Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) Birinci Dairesi, beraat kararı veren Mahkeme Başkanı Galip Mehmet Perk, üye Ahmet Tarık Çiftçioğlu ve Talip Ergen hakkında inceleme ve soruşturma izni verdi.
Ayrıca Kavala ile ilgili İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen 17-25 Aralık ve 15 Temmuz darbe girişiminde darbe talimatlarını kimlerin verdiğine ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında gözaltı talimatı verildi. Cezaevi çıkışı Terörle Mücadele ekiplerince gözaltına alınan Kavala, sevk edildiği Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği’nce “Türkiye Cumhuriyeti Devletinin anayasal düzenini cebir, şiddet kullanarak değiştirmeye teşebbüs” suçundan tutuklandı.
Soruşturma dosyasının ayrıntıları arasında Kavala ile eski CIA ajanı Henri Jak Barkey‘in irtibatları yer alıyor. İkilinin incelenen HTS kayıtlarına göre Kavala ve Barkey 93 saat 34 dakika görüştü. İkili arasındaki görüşme cep telefonuyla da sınırlı kalmadı.
Mahkeme “cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs”, “mala zarar verme”, “nitelik yağma”, “tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirilmesi”, “kasten yaralama”, “ağırlaştırılmış yaralama” ve “Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’na muhalefet” suçlarından dava açıldığını hatırlatarak, “yüklenen suçların işlendiğine dair mahkumiyete yeter derecede hukuka uygun somut ve kesin delil bulunmadığından’’ sanıkların beraatine karar verdi. Fakat bu kişiler kamu vicdanında ‘’müebbet’’ hapis cezası aldılar.
Askeri ve sivil vesayet, FETÖ, PKK, DAEŞ, ihanet, terör ile mücadele derken dönüp içimize bakmanın zamanı geldi.
İhanet edenleri gördükçe aklıma Keçecizade Fuat Paşa’nın Fransız sefirine verdiği cevap geliyor her ne hikmetse; “Asırlardır siz dışarıdan, biz içeriden bir türlü yıkamıyoruz”! 
TARİH KENDİ YANLIŞINI DÜZELTİYOR
Bana ve birçok insana göre Ekonomi Savaşlarının bir sonucu olarak Çin’de sistematik olarak ortaya çıkan Koronavirüs birçok insanın ölümüne yol açmasının yanı sıra Çin ekonomisine darbe yapmaya devam ediyor. Ülkeler ekonomisinde açık ara başını alıp giden Çin ancak bu tarz bir yöntemle durdurulabilirdi. Tam olarak durdurulamasa bile sert bir fren yaptırdılar.
Bu ayrı bir tartışma konusu olmak ile birlikte uzmanların son günlerde dillendirdiği önemli bir konu.
Kim yaptı?, neden yaptı? Sorularının cevabı ise içinde gizli; bu durumdan en çok kim ya da kimler çıkar sağlıyorsa..!
İnsanlar koca şehirlerde karantina altında. Bazı bölgelerde hayat durmuş. Kepenkler kapalı, tedarik zincirleri ile ünlü Çin’in birçok firması iflasın eşiğinde.
Japonya’nın Yokohama kenti yakınlarında içindeki 3 bin 700 kişiyle birlikte korona virüsü nedeniyle karantinada tutulan Diamond Princess isimli yolcu gemisinde ayrı bir dram yaşanıyor. Rüya gibi bir mavi yolculuğa çıkan yolcular kendilerini Çin dışındaki en büyük koronavirüs salgının ortasında buldular. 12 Şubat itibarıyla gemide 174 kişide Covid-19 virüsü tespit edildi. Rüya adeta bir kabusa dönüştü.
Kapana kısılmış yolcular ülkelerindeki yetkililerden yardım istiyorlar. Ne karaya ayak basabiliyor’lar, ne de bir yardım alabiliyorlar.
Özellikle Çin’de salgından etkilenen birçok ülke vatandaşı tahliye için kendi yetkililerine yalvarıyorlar.
İşte tün bunlar olup biterken Türkiye dünyaya bir ders verdi. Çin’de yayılan koronavirüse karşı vatandaşlarını tahliye etmek için gönderdiği uçakla 42 kardeşimiz, tek tek evlerinden alınıp havaalanına getirildi. Tahliye çok profesyonelce yapıldı. Uçaktakiler T.C. vatandaşı oldukları için şanslı olduklarını söylüyordu.
Ayrıca uçağımız boş gitmedi, 2 ton sağlık malzemesini Çinli yetkililere teslim ettik.

Vatandaşlarımız 9 gün evlerinde karantina altında mahkûm gibi kaldıklarını ve yiyecek stoklarının da tükenmek üzere olduğunu söylediler. Vatandaşlarımızın uçağa bindirmeden önce ateş ölçümlerini ve genel sağlık kontrollerini yapıldı. Hiçbirinde herhangi bir semptom olmadığına kanaat getirildikten sonra uçakta koltuklarına yerleştirildi. Özel giysileri ve maskelerini yolculuk boyunca çıkarmamaları gerektiğini ve her türlü ihtiyaçlarının Sağlık Bakanlığı yetkililerince karşılanacağı bilgisini verildi. Uçakta da sürekli ateş ölçümleri yapıldı, kendilerine tek kullanımlık kumanyalar verildi. Vatandaşlarımız, Türkiye’nin tahliye kararını duyunca çok heyecanlandıklarını ve Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı oldukları için şanslı ve gururlu olduklarını söylediler.
Üç – dört yüz metrelik mesafeye saatlerce ambulans bekleyen Türkiye’den dünyanın bir ucundan vatandaşları tam teçhizatlı uçakla tahliye eden ‘’Yeni Türkiye’ye’’…
Nereden, nereye…
Emeği geçen herkese yürekten teşekkürler.
HESAP ETMEK HESAP GÖRMEK.
Ak Partide kongre takvimi belli oldu.
Gaziantep için süreç işlemeye başladı.
Sayın Erdoğan her fırsatta dile getiriyor, ‘’yeni Ömer’ler, Hatice’ler lazım’’ diye.
Teşkilat mensupları ve halk bir değişim, dönüşüm beklentisi içinde.
Gaziantep açısından bakıldığında sürecin değişimden yana kullanılmayacağının sinyalleri var. Taşra ilçelerde mevcut başkanlarla yola devam edilecek gibi.
Oğuzeli için eski ilçe başkanı Mehmet Ateş aday oldu. Kongrede mevcut başkan ile yarışacak. Tabi yapılacak istişarelerde adaylardan birisi çekilmez ise. İki adaylı bir yarış olursa Mehmet Ateş kazanır.
Araban ilçe başkanlığı için mevcut başkanın karşısına Hüseyin Üstündağ’ın çıkacağı konuşuluyor, fakat Kamil Kasney devam eder.
Yavuzeli için Mehmet Ali Polat ile devam edilecek.
Nizip’te alternatif isimler konuşuluyor fakat kongreye tek liste ile gidilecek, Fatih Uzunaslan devam edecek.
Nurdağı’nda mevcut başkan ile yola devam.
İslahiye’de müdahil çok olduğundan, güç çatışmaları göreceğiz ama kuvvet ihtimalle mevcut başkan Mehmet Aslan ile devam edilecek.
Karkamış’ta Nuh Kocaaslan’ın ağırlığını göreceğiz, işaret edeceği kişi Ahmet Özaslan.
Merkez ilçeler için İl Başkanı’nın netleşmesi gerekecek.
İl Başkanlığı ile ilgili Eyüp Özkeçeci ile devam edilecek fakat büyük bir sürpriz de olabilir. Öyle fazla alternatif isim yok. Alternatif olarak sadece bir isim var.
Genel Merkez’in tavrı, yapılacak tüm kongrelere tek liste ile girilip birlik beraberlik mesajı vermek. Bu açıdan bakıldığında çıkan tablo şu; başkan kim olursa olsun listeler karma olacak.
Teşkilat açısından bakıldığında ise değişim, dönüşüm başka bahara kaldı, en azından Gaziantep için.
KİTABIN ORTASINDAN
Muharrem İnce’yi desteklediği için CHP Genel Merkezi tarafından görevden alınan, bir yıl sonra yapılan kongrede Genel Merkez’in desteklediği Lütfi Demir’in karşısına çıkıp bileğinin hakkıyla çatır çatır seçim alan Hayri Sucu’yu tebrik ediyorum.
Son yerel seçimlerde iradesi yok sayılarak Genel Merkez hegemonyasına teslim olan Gaziantepli CHP’liler gereken cevabı verdiler diye düşünüyorum.
Gazi Şehrimizde çok sık dile getirilen bir söz var; Türkiye’de 80 il Ankara’dan, Gaziantep ise Gaziantep’ten dizayn edilir…

1 Yorum

  1. kurulduğu günden beri ak partiye oy verdim, çabaladım. eğer gaziantepte aynı kişiler deevam edecekse kimse kendini kandırmasın el fatiha. başka adammı yok hep aynı kişiler. yukarıya antep ile ilgili bilgiler yanlış veriliyor. günahı onlarun boynuna. değişim bekliyoruz.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz