Gaziantep’te 17 yaşındaki Eyüp Arıcı’nın parkta katledilmesine ilişkin davada istinaf kararı onadı, acılı aile ve avukatları dosyayı Yargıtay’a taşıdı. Dilekçede “Evden bir şeyler alın gelin” talimatı veren sanığın beraat ettirilmesi dahil 8 temel hukuki aykırılığa dikkat çekildi.
Olay, 9 Şubat 2025’te Gaziantep’in Şehitkamil ilçesinde bir parkta meydana geldi. İki grup genç arasında çıkan tartışma kısa sürede kavgaya dönüştü. Kavga sırasında 17 yaşındaki Eyüp Arıcı, bir grup tarafından darbedildi. Arıcı, kalbine ve vücudunun çeşitli bölgelerine aldığı bıçak darbeleri sonucu hayatını kaybetti.
Olayın ardından yürütülen soruşturma kapsamında dava açıldı. Gaziantep 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada reşit olmayan çocuklar K.B. ile M.F.K. hakkında çocuğa karşı kasten öldürme suçundan 16 yıl 8 ay hapis cezası verildi.
Mahkemenin kararına yapılan istinaf başvurularını Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi değerlendirdi.
16 YIL 8 AYLIK CEZALAR ONANDI
Daire, K.B. ile M.F.K. hakkında çocuğa karşı kasten öldürme suçundan verilen 16 yıl 8 ay hapis cezalarını hukuka uygun buldu. M.F.K. hakkında muhtemel kastla yaralama suçundan verilen mahkumiyet kararı da istinafta kesin olarak onandı.
Öte yandan suça sürüklenen çocuklar U.E.M., M.T.Y. ve İ.E.Ö. ile sanıklar E.A.K. ve A.S.P. hakkında çocuğa karşı kasten öldürme suçundan verilen beraat kararları da yerinde bulundu. Bu isimler yönünden yapılan istinaf başvuruları esastan reddedildi.
Daire ayrıca K.B. ile M.F.K.’nin tutukluluk hallerinin devamına ve tahliye taleplerinin reddine karar verdi.
AİLE KARARA İTİRAZ ETTİ… DOSYA YARGITAY’DA
Odatv’den Zeynep Çakır’ın haberine göre; İstinaf kararının ardından Eyüp Arıcı’nın ailesi ise hukuk mücadelesini sürdürme kararı aldı. Bu kapsamda Arıcı ailesinin avukatı Umur Yıldırım ve Buse Nur Yılmaz, 31 Ağustos 2026’da Yargıtay’a yapılan temyiz başvurusunda olayın planlı ve iştirak halinde gerçekleştiği vurgulanarak beraat eden sanıkların cezalandırılması ve verilen cezaların üst sınıra çekilmesi istendi.
“HUKUKA AYKIRI SEKİZ DURUM VAR”
Avukatlar, temyiz dilekçesinde, yerel ve istinaf mahkemelerinin kararlarında 8 temel hukuki aykırılık bulunduğuna dikkat çekti. Buna göre;
İştirak İradesi Görmezden Gelindi: Sanık E.A.K’ın “Gelenler kalabalıkmış, evden bir şeyler alın gelin” yönündeki talimatı üzerine olay yerine bıçak ve tüfek getirildiği dosyadaki tespitlerle sabit olmasına karşın; talimatı veren sanığa beraat verilirken, silahları getirenlere ceza verilmesinin açık bir hukuki çelişki oluşturduğu vurgulandı.
Duruşmasız İnceleme Yapılması Unsuru: İstinaf mahkemesinin, delilleri ve maddi vakayı duruşma açmaksızın doğrudan dosya üzerinden inceleyip karara bağlamasının CMK ilkelerine ve yargılama sistematiğine aykırı olduğu savunuldu.
Keşif Yapılmadan Hüküm Kuruldu: Olay yeri olan Şamdan Parkı’nda keşif yapılmadığı, güvenlik kameralarının kör noktalarının bulunduğu ve kritik saldırı anının görüntülerde açıkça yer almadığı hatırlatıldı.
Kasten Öldürmeye Teşebbüsten Beraat Hatalı: SSÇ M.F.K’nın katılan Emre Arıcı’yı hedef alarak 2 el ateş ettiğinin sabit bulunmasına rağmen, öldürmeye teşebbüs suçundan beraat kararı verilmesinin dosyadaki maddi gerçeklerle bağdaşmadığı kaydedildi.
Suç Delillerini Karartma ve Birlikte Hareket: Saldırının ardından tüm sanıkların toplu halde kaçtığı, araç içerisindeki kanlı bıçak ve tüfeğin poşetlenerek gizlenmeye çalışıldığı belirtilerek, ortak hareket ve delil karartma iradesinin göz ardı edildiği aktarıldı.
Takdiri İndirim (TCK 62) Uygulanmamalı: Yargılama sürecinde samimi pişmanlık göstermeyen ve çelişkili beyanlarda bulunan failler lehine takdiri indirim uygulanmasının hukuka aykırı olduğu ifade edildi.
Eksik Otopsi İncelemesi: Maktulün vücudundaki ekimoz ve darp izlerinin yeterince detaylandırılmadığı, çoklu fiziki saldırı bulgularının adli tıp açısından eksik incelendiği kaydedildi.
Şüpheden Sanık Yararlanır İlkesinin Hatalı Uygulanması: Delillerin birbirine bağlı olay örgüsünden koparılarak tek tek ayrıştırılmasının bütüncül adalet anlayışını bozduğu ileri sürüldü.
“BIÇAKLAMA EYLEMİNDEN İBARET DEĞERLENDİRİLEMEZ”
Odatv’ye konuşan Avukat Umur Yıldırım ve Buse Nur Yılmaz, sürecin planlı ve bıçaklama eyleminden ibaret değerlendirilemeyeceğini vurgulayarak şunu kaydetti:
“Gerek ilk derece gerekse istinaf merci tarafından yapılanın aksine Eyüp’ün ölümüne neden olan olayın yalnızca bıçaklama eyleminden ibaret değerlendirilmemesi gerekmektedir. Zira dosya kapsamında dinlenen katılan ve tanıkların anlatımlarında, dosya kapsamında beraat eden kişilerin de olay sırasında Eyüp’e yönelik fiziki saldırıda bulunduğu açıkça ifade edilmiştir.
Emre Arıcı (maktulün ikiz kardeşi) Eyüp’e birden fazla kişinin saldırdığını ve Eyüp bıçaklanırken dahi diğer kişilerin saldırmaya devam ettiğini aşamalarda samimi bir şekilde beyan etmiştir. Ayrıca sanık ve SSÇ’lerin olay yerine birlikte geldikleri ve olaydan sonra da bir araya geldikleri yönünde tespitler bulunmaktadır. Dosya kapsamında gelinen son aşamada tarafımızca temyiz başvurusunda bulunulmuş olup yargılama süreci halihazırda devam etmektedir”
“SONUNA KADAR SAVUNACAĞIM”
Oğlunun ölümünün üzerinden 19 ay geçmesine rağmen adalet arayışından vazgeçmeyen anne Meltem Arıcı, beraat eden 5 kişinin de Eyüp’ün ölümünde sorumluluğu bulunduğunu savundu.
Arıcı, olay sırasında oğlunun yalnızca bıçaklanmadığını, bir grup tarafından darbedildiğini belirterek eldeki görüntü ve delillerin yeterince değerlendirilmediğini söyledi:
“Kaç sefer talep ettik deliller sunulsun, keşif yapılsın, hepsi görmezden gelindi. Bir arkadaş uğruna, benim çocuğum, hayatımdan oldu. Oğlumun adaletini arayacağım. İnşallah. Sonuna kadar savaşacağım. Ne kadar, ne kadar kötü olursam olayım. Sonuna kadar savaşacağım. Benim çocuğumun kemikleri çürüdü”






