Çimko’dan çevreci enerji dönüşümü: Alternatif yakıt oranını 5 yılda yüzde 63 arttırdı

0
16

Gaziantep merkezli SANKO Holding’in çimento ve hazır beton sektöründeki lider şirketi Çimko, çevresel, sosyal ve yönetişim (ÇSY) alanlarındaki performansını, stratejik önceliklerini ve gelecek hedeflerini kamuoyuyla paylaştığı “Bizimle güçlenir” temalı 2025 Sürdürülebilirlik Raporu’nu yayımladı.
Şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkeleri doğrultusunda, Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları (TSRS) dikkate alınarak ve Küresel Raporlama Girişimi (GRI) Standartları’na uygun olarak hazırlanan raporda; şirketin karbon yönetimi, enerji dönüşümü, dijital üretim teknolojileri, sosyal sorumluluk projeleri ile iş sağlığı ve güvenliği alanlarındaki somut başarıları gözler önüne serildi.
ALTERNATİF YAKIT KULLANIMI 5 YILDA YÜZDE 63 ARTTI
Üretim süreçlerinde kaynak verimliliğini artırmak ve karbon emisyonlarını minimize etmek amacıyla alternatif hammadde ve yakıt kullanımını sürekli geliştiren Çimko, 2025 yılı itibarıyla 130 bin tona yakın alternatif yakıt ve 70 bin tona yakın alternatif hammadde ekonomiye kazandırdı.
Alternatif yakıt tedarikinde biyokütle içerikli ve yüksek kalorifik değere sahip atıkları öncelikli olarak tercih eden şirketin, 2025 yılında fabrikalardaki ağırlıklı ortalama alternatif yakıt ısıl ikame oranı yüzde 17,2 seviyesine ulaştı. Bu stratejik oran, 2020 baz yılına kıyasla yaklaşık yüzde 63 artış gösterdi. Aynı dönemde biyokütleye dayalı ısıl ikame oranında ise 2020 baz yılına göre yüzde 174’lük rekor bir büyüme kaydedildi.
ELEKTRİK TÜKETİMİNİN DÖRTE BİRİ YENİLENEBİLİR ENERJİDEN
Enerji dönüşümü yatırımlarına hız kesmeden devam eden Çimko, toplam 49 MW kurulu güce sahip güneş enerjisi kapasitesi ve yenilenebilir enerji projeleriyle portföyünü güçlendirdi.
Tesislerde aktif olarak kullanılan Atık Isı Geri Kazanım Sistemleri (WHR) sayesinde yıllık 69 bin MWh enerji tasarrufu sağlayan şirket, toplam elektrik tüketiminin yaklaşık yüzde 25’ini yenilenebilir enerji yatırımlarından karşıladı. Bu sayede tam 65 bin ton karbondioksit (CO 2) emisyonunun önüne geçildi. Çimko, bu başarılı performansıyla ilk raporlama yılında CDP İklim Değişikliği ve Su Güvenliği Programlarında dünya genelinde prestijli “A Listesi”nde yer almayı başardı.
HAZIR BETON TESİSLERİNDE KULLANILAN SUYUN YÜZDE 63’Ü GERİ KAZANILDI
2021 yılından bu yana su ayak izini düzenli olarak hesaplayan Çimko, üretim süreçlerinde oluşan atık suyun geri kazanımına yönelik dev projeleri devreye aldı. 2025 yılında çimento fabrikalarında yaklaşık 190 bin metreküp su geri kazanılarak üretime yeniden dahil edildi. Bu miktar, fabrikalarda tüketilen toplam suyun yüzde 14’üne tekabül ediyor.
Hazır beton tesislerinde ise çok daha büyük bir başarıya imza atılarak kullanılan suyun yüzde 63’ü geri kazandırıldı ve döngüsel ekonomiye katkı sağlandı.
TOPLUMSAL YATIRIMLARA 37 MİLYON TL KAYNAK
Sürdürülebilirlik yaklaşımını yalnızca çevresel performansla sınırlamayıp, insan ve toplum odaklı bütüncül bir vizyonla ele alan Çimko, 2025 yılında toplumsal yatırım alanına 37 milyon TL kaynak ayırdı. Şirket, Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi (UN Global Compact) imzacılığı doğrultusunda uluslararası taahhütlerini sürdürürken, özellikle deprem bölgesindeki çocuklara yönelik projeleriyle öne çıktı:
UNICEF İş Birliği ile MakerUp Programı: Gaziantep ve Adıyaman’da açılan merkezler aracılığıyla çocukların ve gençlerin yaratıcı düşünme, problem çözme, dijital okuryazarlık gibi 21. yüzyıl becerilerinin geliştirilmesi desteklendi.
SosyalBen Vakfı ile BEYEM Projesi: Hatay ve Adıyaman’da hayata geçirilen Beceri ve Yetenek Merkezleri (BEYEM) aracılığıyla 2 bin 800 öğrenciye ulaşılarak bilim, teknoloji ve üretim odaklı uygulamalı eğitimler verildi.
CEO DR. ÖNDER KIRCA: “SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK EN STRATEJİK REKABET GÜCÜMÜZ”
Çimento sektörünün yüksek enerji ihtiyacı ve karbon yoğun yapısına dikkat çeken Çimko CEO’su Dr. Önder Kırca, rapora ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:
“2025 yılı, sürdürülebilirlik alanında attığımız adımları daha sistematik, ölçülebilir ve entegre bir yapıya kavuşturduğumuz bir dönem oldu. Hayata geçirdiğimiz uygulamalarla üretim süreçlerimizde fosil yakıtlara olan bağımlılığı azaltırken alternatif yakıt kullanımını artırdık. Atık ısı geri kazanım sistemlerimiz sayesinde üretimden açığa çıkan enerjinin yeniden değerlendirilmesine katkı sağladık. Küresel ölçekte değişen regülasyonlar ve özellikle sınırda karbon düzenlemeleri doğrultusunda, iş modelimizi değişen gerekliliklere uyumlu hale getirmeye yönelik çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bu kapsamda sürdürülebilirliği, rekabet gücümüzü ve operasyonel dayanıklılığımızı destekleyen stratejik bir unsur olarak konumlandırıyoruz.”

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz