KONTROLSÜZ YETİŞTİRİLEN PSİKOPAT NESLİN SİLAHLA İMTİHANI

0
138

Nurcan CEYRAN

Dün Şanlıurfa’da bir okul saldırısı haberinin şokunu henüz atlatamamışken, bugün Kahramanmaraş’ta çok daha acı bir tabloyla karşılaştık. 8 çocuk ve bir öğretmen hayatını kaybetti. Saldırıyı gerçekleştiren çocuk, ardından kendine de ateş ederek öldü. Aynı gün Gaziantep’te ise bir öğretmenin aracı okulun içinde üç kurşunla hedef alındı.
Artık haber okumuyoruz. Toplumsal çöküşün tutanağını tutuyoruz.
Bir ülkede çocuklar ölüyorsa, öğretmenler hedef haline geliyorsa ve okul kapıları korkuyla açılıyorsa, orada sadece güvenlik sorunu yoktur. Orada vicdan iflas etmiştir.
Canın ve hayatın kıymeti kalmadı. İnsan hayatı bir öfke anına, bir tetiğe, bir nefret cümlesine sığdırıldı. Dün komşusuna bağıran bugün silaha sarılıyor. Dün çocuğuna şiddeti öğreten, bugün toplumdan merhamet bekliyor.
Herkes şaşkınlık numarası yapıyor. Oysa bu sonuç yıllardır göz göre göre büyüdü. Ekranlarda mafya kahramanlaştırıldı, kabadayılık karakter sanıldı. Tehdit eden güçlü, susan zayıf gösterildi.
Çocuklar kitap kahramanları yerine silahlı sahte figürleri izleyerek büyüdü.
Evlerde saygı bitti, sofrada sohbetin yerini hakaret aldı. Anne-baba çocuğa sınır koymak yerine yanlışlarına alkış tuttu. Öğretmenin sözü değersizleştirildi. Sonra da toplumdan disiplin ve saygı beklendi.
Nasıl beklensin ki?
Çocuğa empati vermeyen bir toplum, büyüyünce ondan merhamet bekleyemez.
Çocuğa hesap vermeyi öğretmeyen aile, büyüyünce ondan sorumluluk bekleyemez.
Çocuğa öfke aşıladığınızda, yarın huzur biçemezsiniz.
Geçtiğimiz günlerde şahit olduğum bir olay hâlâ aklımdan çıkmıyor: Annesiyle tartışan bir çocuk, aile büyüğüne uçan tekmeler atıyordu. Annesi sessizce izliyordu. Ardından baba geldi, çelik kapıyı katır gibi tekmeleyerek eve girdi. Yanında da o “terörist gibi” yetiştirdikleri çocuğu getirmişti. Baba ağzına geleni söylerken, çocuk olan biteni izliyordu. İşte o an, bu ailenin ürettiği arızayı yarın tüm toplumun çekeceğini düşündüm.
Eğitim önce evde başlar, sonra okulda devam eder. Ama evde kötü örnek olan anne-baba, çocuğun sinir sistemine kalıcı arıza kaydediyor.
Bugün Kahramanmaraş’ta ölen sadece 8 çocuk ve bir öğretmen değildi. Bugün güven duygusu öldü, okulun masumiyeti öldü, ailenin rehberlik rolü öldü ve geleceğe olan inancımız ağır yara aldı.
Acı gerçek şu: Bu ülkede artık bazı insanlar yaşamıyor, sadece hayatta kalmaya çalışıyor.
Kurşunu sıkan parmak bir kişiye ait olabilir. Ama o parmağı büyüten iklim; önce anne-babaya, sonra tüm topluma aittir.
Eğer şimdi durup kendimize bakmazsak, yarın daha büyük acılarda yine aynı soruyu soracağız:
“Nasıl bu hale geldik?”
Cevap çok net:
İnsanı değersizleştirerek.
Şiddeti normalleştirerek.
Sessiz kalarak.
Ve çocuklarımızın önünde küstah gösteriler yaparak.Ölenlere Allah’tan rahmet, yakınlarına sabır, yaralılara acil şifalar diliyorum.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz