TBMM’de görüşülen torba yasa teklifinin genel kurulunda söz alan İYİ Parti Gaziantep Milletvekili Mehmet Mustafa Gürban, Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinden etkilenen vatandaşların yaşadıkları sorunları dile getirerek depremzedelerin sesi oldu.
“PEŞİN ÖDEME İSKONTOSU GERÇEK BİR KOLAYLIK DEĞİL”
Depremzedelerin mağduriyetlerini tek tek anlatan Milletvekili Gürban, toplanan deprem vergilerinin bölgeye yeterince yansıtılmadığını belirterek, teklifin 17. maddesiyle getirilen peşin ödeme iskontolarının iktidar tarafından “kolaylık” gibi sunulduğunu ifade etti. Ancak mali gerçeklerin bunun aksini gösterdiğini vurguladı.
Gürban, konuşmasında şu değerlendirmelerde bulundu: “Konutlar için sunulan yüzde 74, iş yerleri için ise yüzde 48 oranındaki iskonto, 2 yıl ödemesiz 18 yıl vadeli ödeme planının peşin ödemeye çevrilmesi durumunda yıllık bazda konutta yüzde 13,2, iş yerinde ise yüzde 6,1 gibi sembolik oranlara denk geliyor. Ülkemizin önümüzdeki 20 yıl içinde ortalama enflasyonunun bu oranların çok üzerinde seyredeceği aşikârdır.Depremzedelere ‘peşin öde’ demek, aslında vatandaşlara rasyonel olmayan bir mali yük getirmektir.”
1 TRİLYON 240 MİLYAR LİRA TOPLANDI, 587 MİLYAR LİRA ESİRGENMİŞ
Gürban, 2023 Temmuz ayından itibaren deprem gerekçesiyle artırılan ve yeni konulan vergilerden 2026 yılına kadar yaklaşık 1 trilyon 240 milyar lira gelir elde edileceğini, buna karşılık deprem harcamaları için ayrılan ödeneğin ise sadece 653 milyar lira olduğunu belirtti.
“Bu durum, iktidarın deprem için toplanan vergilerin yaklaşık yarısını deprem dışı alanlarda kullanmak üzere hazineye aktardığını gösteriyor. Yaklaşık 587 milyar liralık kaynak depremzededen esirgenmiştir” diyen Gürban, bunun kamu yönetimindeki kronik samimiyetsizliği de ortaya koyduğunu söyledi.
“SÖZ VERİLDİĞİ GİBİ EVLER VERİLMELİ”
Milletvekili Gürban, deprem bölgesindeki rezerv alan sorununa da değinerek, evleri yıkılan vatandaşlara aynı yerden değil farklı bölgelerden daireler verildiğini hatırlattı. Oysa depremden önce “aynı evler verilecek, komşular dağıtılmayacak” sözü verildiğini ifade etti.
“İnsanlarımız depremde sadece evlerini değil, geçmişlerini, hatıralarını ve anılarını da kaybetti. Şimdi eski oturdukları yerde yeni binalar yapılmış olsa da adeta ikinci bir deprem yaşıyorlar” diyen Gürban, maddi olduğu kadar manevi zararın da büyük olduğunu vurguladı.
KREDİ MUAFİYETLERİ KALDIRILMAMALI
Gürban, yeni düzenlemelerle depremzedelere kullandırılan kredilerin muafiyet kapsamı dışında bırakılmasını eleştirerek şu soruları yöneltti: “Deprem bölgesinde ticaret ayağa kalktı mı? Esnaf borcunu ödeyebiliyor mu? Vatandaş gelirini toparlayabildi mi? Hal böyleyken kredi erişimini zorlaştırmak ve mevcut kolaylıkları kaldırmak reva mıdır?”
“DEPREM BÖLGESİ İÇİN ÖZEL FİNANSMAN MODELİ GEREKİYOR”
Konuşmasının sonunda Gürban, depremzedelerin omuzlarındaki yükü artıracak adımlardan vazgeçilmesi gerektiğini belirterek şunları söyledi: “Deprem bölgesine yönelik kredi ve finansman politikaları, genel ekonomik sıkılaşmanın dışında tutulmalıdır. Bu bölge için ayrı, özel ve sürdürülebilir bir finansman modeli geliştirilmelidir. Depremzedelerimizin yaralarını sarmak yerine onları borçlanmaya mahkûm eden bu yaklaşım, yaşanacak olası afetlerin yeniden ‘asrın felaketine’ dönüşmesine zemin hazırlar. Toplanan 1,24 trilyon liranın tamamı deprem bölgesinde harcanmalı; konutlar ve iş yerleri vatandaşın üzerinde ek bir mali baskı oluşturmadan teslim edilmelidir.”






