Uzman uyarısı: Bel ağrısı her zaman bel fıtığı değildir!

0
29

Bel ağrısı toplumda yaygın bir sağlık sorunu olmasına rağmen, çoğu zaman yanlış anlaşılıyor. İstanbul Rumeli Üniversitesi Gerontoloji Bölümü’nden Dr. Öğr. Üyesi Nursel Öziri, bel ağrılarının büyük bölümünün yapısal bir sorundan değil, yaşam tarzı, kas dengesizliği ve günlük alışkanlıklardan kaynaklandığını belirterek, gereksiz hareketsizliğin ve yanlış egzersizlerin iyileşmeyi geciktirebileceğine dikkat çekti.
BEL AĞRISI YAYGIN, ANCAK YANLIŞ BİLİNİYOR
Günümüzde her yaş grubunda sık görülen bel ağrısı, yaşam kalitesini doğrudan etkileyen en önemli sağlık sorunlarından biri. Araştırmalar, bireylerin yaşamları boyunca bel ağrısı yaşama oranının yüzde 70’in üzerinde olduğunu gösteriyor. Toplumda bel ağrısı genellikle doğrudan bel fıtığıyla ilişkilendirilse de, bilimsel veriler bel ağrılarının büyük kısmının “spesifik olmayan bel ağrısı” olduğunu ve tek bir yapısal nedene bağlanamadığını ortaya koyuyor.
Dr. Öğr. Üyesi Nursel Öziri, kas-iskelet sistemi sorunları, hareketsiz yaşam, stres, uyku düzeni ve fiziksel kondisyon gibi birden fazla faktörün bel ağrısının oluşumunda rol oynadığını belirterek, el fıtığının ise genellikle bacağa yayılan ağrı, uyuşma, karıncalanma ve kas gücünde azalma gibi sinir kökü bulgularıyla kendini gösterdiğini ifade etti.
MR SONUCU HER ZAMAN AĞRININ NEDENİ DEĞİLDİR
Görüntüleme yöntemlerinin yaygınlaşmasıyla bel ağrısı yaşayan birçok kişiye MR çekildiğini belirten Öziri, MR raporlarında görülen her fıtık bulgusunun ağrının kaynağı olarak kabul edilmemesi gerektiğini söyledi.
Çalışmaların, hiçbir şikâyeti olmayan kişilerde bile disk taşması ve dejeneratif değişikliklerin sıkça görüldüğünü gösterdiğini kaydeden Öziri, tanının yalnızca görüntüleme ile değil, klinik değerlendirme ile konulması gerektiğini vurguladı.
HAREKETTEN KAÇINMAK İYİLEŞMEYİ GECİKTİRİYOR
Toplumda yaygın olan “ağrı varsa hareket edilmemeli” inanışının yanlış olduğunu kaydeden Öziri, kontrollü ve doğru planlanmış hareketin iyileşmeyi desteklediğini söylüyor. Karın, bel ve kalça çevresini kapsayan core kaslarının güçlendirilmesinin omurga stabilitesini artırdığını belirten uzman, fizyoterapist eşliğinde uygulanan klinik pilates temelli egzersizlerin bel ağrısını azaltmada etkili olduğunu vurguluyor.Günlük yaşamda doğru postür alışkanlıklarının kazanılması da bel sağlığının korunmasında kritik rol oynuyor. Uzun süre oturmak, telefona eğilerek bakmak ve ergonomik olmayan çalışma koşulları omurga üzerindeki yükü artırıyor.
BEL KITLATMA GEÇİCİ RAHATLAMA SAĞLAYABİLİR
Sosyal medyada sıkça görülen manuel manipülasyon uygulamalarının bazı kişilerde kısa süreli rahatlama sağlayabileceğini ifade eden Öziri, bu yöntemlerin tek başına kalıcı çözüm olmadığını ve mutlaka uzman fizyoterapistler tarafından uygulanması gerektiğini belirtiyor. Kalıcı iyileşmenin egzersiz ve rehabilitasyon programlarıyla mümkün olduğunu söylüyor.
HER EGZERSİZ HERKESE UYGUN DEĞİL
Her bireyin kas yapısı, hareket kapasitesi ve yaşam koşullarının farklı olduğuna dikkat çeken Öziri, standart egzersiz programlarının herkeste aynı sonucu vermediğini belirtiyor. Bel ağrısı yaşayan kişilerin doğrudan genel spor programlarına yönelmesinin riskli olabileceğini kaydeden uzman, fizyoterapistlerin bireyi bütüncül olarak değerlendirerek kişiye özel rehabilitasyon programı oluşturmasının önemine işaret ediyor.
Bel ağrılarının visseral, somatik ya da mekanik nedenlerle ortaya çıkabileceğini belirten Öziri, değerlendirme sürecinin fiziksel olduğu kadar psikososyal faktörleri de kapsaması gerektiğini vurguluyor.
BU BELİRTİLER VARSA GEÇİKTİRMEYİN, DOKTORA BAŞVURUN
Öziri, şu belirtilerin varlığında vakit kaybetmeden hekime başvurulması gerektiğini ifade ediyor:
İdrar veya dışkı kontrolünde bozulma
İlerleyici bacak güçsüzlüğü
Parmak ucu ya da topukta yürüyememe
Travma sonrası gelişen ağrı
Gece artan veya gün içinde hiç azalmayan ağrı
Dr. Öğr. Üyesi Nursel Öziri, bel ağrısının yönetiminde doğru bilgi, bilinçli hareket ve uzman rehberliğinin vazgeçilmez olduğunu belirterek, gereksiz korku ve yanlış uygulamaların yerine kişiye özel yaklaşımların benimsenmesi gerektiğini vurguladı.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz