20 TEMMUZ BARIŞ VE ÖZGÜRLÜK BAYRAMI’NIN 48. YIL DÖNÜMÜ

0
103

Nevin BALTA

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı, 20 Temmuz 1974 tarihinde Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından gerçekleştirilen Kıbrıs Harekâtı anısına her yıl kutlanan resmî bayramlardan biri. KKTC Ulusal bayramı olarak kutlanan 20 Temmuz tarihi, Kıbrıs Türkünün uluslararası hukuktan kaynaklanan haklarının elinden alınamayacağının kanıtladığı ve Kıbrıs Türk halkının varoluş mücadelesinin özgürlükle taçlandırdığı Barış Harekâtı’nın 48. yılı.
1963-1974 yılları arasında Rumların acımasızca yürüttüğü, Türkleri adadan kovma ve etkisiz hâle getirme planı sonucunda Kıbrıs Türkü, Ada’nın % 3’ünde sıkıştırılarak yok olma noktasına getirildi. Yunan Cuntası’nın Kıbrıs’ta Enosis’i gerçekleştirme ve kuşatma altına aldıkları Kıbrıslı Türkleri yok etmeye çalıştıkları sırada Türkiye, 20 Temmuz 1974 tarihinde Garanti Anlaşması’ndan kaynaklanan meşru yetkisini, diplomasinin tüm yolları tüketildikten sonra uluslararası hukuka uygun bir biçimde kullanarak Kıbrıs Barış Harekâtı’nı gerçekleştirdi.
Kıbrıs Türk Toplumu’nu korumak ve adada anayasal düzeni yeniden sağlamak amacıyla başlatılan Barış Harekâtı’nı, dönemin Türk Yönetimi Başkanı Rauf Denktaş Bayrak Radyosu’ndan halka şu konuşma ile duyurdu: “Bugün, bu anda kahraman Türk Silahlı Kuvvetleri, Kıbrıs’ın her yanında havadan ve denizden çıkarma yapmaktadır. Gazanız mutlu olsun.”
20 Temmuz Barış Harekâtı’nı dönemin Türkiye Başbakanı Bülent Ecevit şöyle ifade etmişti: “Biz aslında savaş için değil, barış için, yalnız Türklere değil, Rumlara da barış getirmek için adaya gidiyoruz.” Bu sözlerden anlaşılacağı üzere “20 Temmuz Barış Harekâtı” 15 Temmuz 1974’te gerçekleştirilen ve tüm Kıbrıs’ı Yunanistan’a bağlamayı amaçlayan Enosis amaçlı faşist darbeyi durdurmuştu. Türk Ordusu’nun Barış Harekâtı, Türk ve Rum toplumuna özgürlük getiren, gerek adada, gerekse Doğu Akdeniz’de barışın sağlanmasına yönelik yerinde bir adım olarak tarihe geçti.
Bugün Kıbrıs Türk Halkı, uluslararası kamuoyunun tüm baskılarına rağmen, kendi topraklarında, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin yani bağımsız bir devletin çatısı altında egemenliğini kullanmakta ve Türkiye’nin etkin ve fiili garantörlüğünün de desteğiyle 48 yıldır barış ve huzur içinde yaşamaktadır.

“İki devletli çözüm” modeli müzakere masasında
Kıbrıs’ın Barış ve Özgürlük Bayramı’nın kutlandığı bugünlerde Doğu Akdeniz yaşanan küresel enerji krizi, Kıbrıs adasının önemini gündeme getiriyor. Doğu Akdeniz’deki doğalgaz rezervleri; enerji konusundaki küresel rekabeti ve bölge ülkelerinin askerî faaliyetlerini her geçen artırıyor. Küresel enerji mücadelesinin merkezinde yer alan Kıbrıs’ın ve Doğu Akdeniz’in güvenliği ve deniz yetki alanlarının belirlenmesi ülkemiz ve Kıbrıs açısından oldukça önemli.
Avrupa Birliği ve Amerika’nın yanlı tutumu nedeniyle Türkiye’nin ve Kıbrıs Türklerinin hak ve menfaatlerini gasp etme girişimlerinin sürüyor. Güney Kıbrıs Rumlarının 2002’den itibaren Doğu Akdeniz’de başta Mısır olmak üzere diğer kıyıdaş ülkeler Lübnan, Suriye ve İsrail ile imzaladığı Münhasır Ekonomik Bölge (MEB) anlaşmaları Türkiye tarafından “Bu anlaşmaların Kıbrıs Türkleri ve Türkiye’nin haklarını çiğnediği gerekçesiyle” BM’ye taşındı ve Türkiye kendi münhasır ekonomik bölge haritalarını BM nezdinde onaylattı. Türkiye’nin BM nezdinde itirazlarına rağmen Kıbrıs, 2007’nin başında 13 adet arama sahası ilan etti ve büyük petrol şirketlerine ruhsat verdi. Buna karşılık olarak Türkiye, Doğu Akdeniz’de kendi ekonomik bölgesinde Kuzey Kıbrıs’ta adanın kuzeyi ve doğusunda belirlediği bölgelerde TPAO’ya arama ruhsatları verdi. Rum tarafının ruhsat verdiği parseller konusunda AB ve ABD’nin küresel merkezli rekabetçi tutumları ve Kıbrıs’ın güvenliğini ve bölgeyi risk altında bırakan doğalgaz arama çalışmaları, Türkiye’nin Akdeniz’de daha aktif olmasını sağladı.
Kıbrıs Barış Harekâtı, uluslararası anlaşmalara dayanılarak gerçekleşti. Türk milletinin birlik ve beraberliğini ve varoluş iradesini kıracak hiçbir gücün olmadığı tüm dünyaya bir kez daha gösterildi. Türk milleti, kendisini tarih sahnesinden silmek isteyenlere bu zafer ile unutulmayacak bir ders verdi. 20 Temmuz 1974 tarihini yok sayan Rumlar, tüm dünyayı bir yalana inandırmaya devam ediyorlar. Kıbrıs açıklarında “Kıbrıs’ın egemenliğini ihlal eden” gelişmelere cüret etmeye devam eden, Orta Doğu ve Doğu Akdeniz’in zenginliklerine büyük bir iştahla göz diken küresel emperyalistlere Türkiye hiçbir zaman fırsat vermeyecektir.
1921’de KKTC, Kıbrıs müzakerelerinde ilk kez, Türkiye’nin de desteğiyle “egemen eşitliğe dayalı iki devletli çözüm” modelini müzakere masasına getirerek Birleşmiş Milletler kayıtlarına geçirdi.
Harekâtın 48. yılında, Kıbrıs Türk halkının hak ve hürriyetini korumak için canlarını veren aziz şehitlerimizi, mücahit, mücahide ve Mehmetçiklerimizi rahmet, minnet ve şükran
Kıbrıs Türk halkının 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı’nı içtenlikle kutluyoruz.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz